<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>Agarta Tarikatı</title>
	<atom:link href="http://agarta.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://agarta.wordpress.com</link>
	<description>Just another WordPress.com weblog</description>
	<lastBuildDate>Sat, 19 Jul 2008 08:02:32 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<cloud domain='agarta.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://www.gravatar.com/blavatar/1a3e81abfef4b9414a6354adf3671f15?s=96&#038;d=http://s.wordpress.com/i/buttonw-com.png</url>
		<title>Agarta Tarikatı</title>
		<link>http://agarta.wordpress.com</link>
	</image>
			<item>
		<title>İttihat Terakki ve çağdaş tarikatlar</title>
		<link>http://agarta.wordpress.com/2008/07/19/ittihat-terakki-ve-cagdas-tarikatlar/</link>
		<comments>http://agarta.wordpress.com/2008/07/19/ittihat-terakki-ve-cagdas-tarikatlar/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 Jul 2008 08:02:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>agarta</dc:creator>
				<category><![CDATA[Agarta]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenekon]]></category>
		<category><![CDATA[Enver Paşa]]></category>
		<category><![CDATA[Hurşit Tolon]]></category>
		<category><![CDATA[ittihat terakki]]></category>
		<category><![CDATA[Militarist tarikatlar]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[Tanzer Ünal]]></category>
		<category><![CDATA[TSK]]></category>
		<category><![CDATA[İllimunati]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://agarta.wordpress.com/2008/07/19/ittihat-terakki-ve-cagdas-tarikatlar/</guid>
		<description><![CDATA[Gizli odakların deşifre olması güçlerini yok eder. İster Agarta deyin ister İllimunati isterse devlet için devlete rağmen komitesi deyiniz hiç farketmez.

‘DEVLET İÇİN DEVLETE RAĞMEN’ TARİKATI 
 

&#8216;Derin devletle mücadele edilemez’ ön kabulü Türkiye’nin özgürleşmesinin önündeki en büyük engeldi. Şimdi sevinerek bu önyargının değiştiğini ve Derin Türkiye devletinin dişi dökülmüş bır aslan olduğunu görmeye başladık. 

Gizli [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=agarta.wordpress.com&blog=4245281&post=19&subd=agarta&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><strong>Gizli odakların deşifre olması güçlerini yok eder. İster Agarta deyin ister İllimunati isterse devlet için devlete rağmen komitesi deyiniz hiç farketmez.</strong></p>
<p><font size="2"><strong>
<div style="margin:0 0 10pt;"><strong><span style="font-size:12pt;line-height:115%;"><font size="2">‘DEVLET İÇİN DEVLETE RAĞMEN’ TARİKATI</font> </span></strong></div>
<p> </strong></font>
</p>
<p><font size="2"><strong>&#8216;Derin devletle mücadele edilemez’</strong> ön kabulü Türkiye’nin özgürleşmesinin önündeki en büyük engeldi. Şimdi sevinerek bu önyargının değiştiğini ve<strong> Derin Türkiye devletinin dişi dökülmüş bır aslan </strong>olduğunu görmeye başladık. </font></p>
<p><span id="more-19"></span>
<p><font size="2">Gizli odakların deşifre olması güçlerini yok eder. İster Agarta deyin ister İllimunati isterse devlet için devlete rağmen komitesi deyiniz hiç farketmez.<strong> ‘Rical-i Gayb’ </strong>yani görünmeyen liderler <strong>Abi </strong>olarak tanımlanan kişiler olmasın<strong>?</strong></font></p>
<div>14 Şubat 2008 tarihinde Haber7 internet sayfasında aşağıdaki yazıyı yazmıştım ve bir model  tanımlamıştım. O gün başörtüsü konusu tartışılıyordu.Ben akıl yürütme ile bağlantıyı anlamaya çalışıyordum.</div>
<div> </div>
<div><strong>Bugün Ergenekon soruşturmasına Efsaneye dayalı soruşturma diyenler tarihi gerçeklere efsane dediklerinin farkındalar mı? Türkiyenin yeni bir ittihat terakki çılgınlığına tahammülü yok. Osmanlıyı parçalayan idealizm Cumhuriyeti de parçalamamalı</strong>. Kocaeli gazetesi sahibi Tanzer Ünal’a Sayın <strong>Hurşit Tolon</strong>’un Cezaevinde ‘Ergenekon okyanussa ben damlayım’ demesi tipik <strong>mistik idealizm</strong> ifadesidir. Militarist tarikatlar Hitler’leri doğuran tarikatlardır.</div>
<div> </div>
<div><font face="Arial">Asker kökenli olan yazar Sayın Aydoğan Vatandaş’ın <font color="#000080"><em><strong><a href="http://www.haber7.com/haber/20080718/Agarta-iddianameyi-nasil-sulandirdi.php">ilginç tesbitleri</a></strong></em></font> var.   ‘Şimdi, son sözüm şudur. Gizli örgütler, tarikatler ya da cemiyetlerin, mistifikasyon süreçlerine ihtiyaçları vardır, bunu üyelerini kendilerine bağlamak ve onlara kendilerini özel hissetmeleri için yaparlar. </font></div>
<p> <font face="Arial">
<div>Ergenekon iddianamesinde örgütün okült bağlantıları ile ilgili delilleri henüz bilmiyoruz. Olayı sulandırmadan, bekleyip görmek gerek. Bence ‘Ergenekon’un’ Ordu içerisinde bir gizli örgüt olması TSK’ni rahatlatacak bir süreçtir, aksi taktirde Ergenekon’un TSK içinde ‘kurumsal ve hiyerarşik’ yapıya bağlı bir kurum olduğu fikri geriye kalır ki, herhalde bunu en başta TSK istemez, istememelidir.’</div>
<div> </div>
<div>Türkiye’ye -kendi iktidarlarının devamı için- huzur vermeyenleri tanıyalım.</div>
<div> </div>
<div>Ayrıca tarikat ve cemaat yapılanmasının uhrevi ve ibadet grubu şeklinde değil dünyevi,siyasi şekilde olmasının farkını ve tehlikesini düşünmemizde de fayda vardır<strong>.</strong></div>
<div><strong></strong> </div>
<div><strong>TSK dan tarikatçı diye dindar subay astsubayları uzaklaştıranlar aslında kendileri mi tarikatçıymış göreceğiz. </strong></div>
<div> </div>
<div>Yazı aynen aşağıda, yorum yapmıyorum&#8230;</div>
<div> </div>
<div><strong> “ İTTİHAT TERAKKİ VE ÇAĞDAŞ TARİKATLAR</strong></div>
<div> </div>
<div>1893 yılında İstanbul Haydarpaşa’da Askeri Tıbbiye Mektebi’nde kurulan bir dernek olarak İttihat Terakki cemiyetini iyi analiz etmemiz gerekir.</div>
<div> </div>
<div>Dr. Abdullah Cevdet’inde içinde bulunduğu tıbbiyeli beş genç kurucu hızla kadrolaştı.  Böylece ‘Jön Türkler Hareketi’ başlamış oldu. Cemiyetin resmi sözcüsü Ziya Gökalp idi. Bol provokasyonlu 31 Mart irticai isyan vakası ile güçlendi. 1913’de ünlü Babıali Baskını ve Mahmut Şevket Paşa’nın beş ay sonra şüpheli suikastı ile iktidara tam sahip oldu. 1918’den sonra Anadolu’da Kuvayi Milliye Hareketi’ni yeni kadrolarla başlattı.</div>
<div> </div>
<div>İttihat Terakki 1909’a kadar <strong>“Rical-i Gayb”</strong> denilen görünmez kişilerce yönetildi. Kuruluşu ve işleyişi tarikat yapılanmasına çok benziyordu. İstibdatla mücadele idealinde birçok haklı yeniliği Osmanlıya getirirken yeni istibdatlara yönelmesi ilginçti.</div>
<div> </div>
<div>İttihat Terakki yönetiminin başta Enver Paşa’nın niyetleri çok samimiydi ve idealleri yüksekti. Ancak kullandıkları yöntem istibdata istibdatla karşılık verme şeklinde oldu.</div>
<div><strong></strong> </div>
<div><strong>‘Dünyevi’ Tarikatların yapılanması nasıldır? </strong>(‘Dünyevi’ kelimesi 14 Şubat 2008 tarihindeki yazı sonrası okuyucu istekleri doğultusunda uygun bulunarak tarafımca  bugün ilave edilmiştir)</div>
<div> </div>
<div>Tarikat ve ibadet gruplarının nitelikleri ile ilgili <strong>psikolojik kriterler</strong> üzerine yapılmış çalışmalarda genellikle aşağıdaki ölçütler göz önüne alınır.  </div>
<ol>
<li>İnancı ve amacı belirleyen bir <strong>ideolojisi ve kurumsal temeli</strong> vardır.</li>
<li><strong>Merkezi bir figürü</strong> vardır. Bu lider, guru ve usta olarak tanımlanır.</li>
<li>Merkezi figüre kutsallık atfedilir. Eleştirilmez. Hep övgü ile yaklaşılır. Mutlak <strong>itaat ve sadakat</strong> zorunludur.</li>
<li>Özel grup yapısı vardır. Seçkinler topluluğuna sahiptir. <strong>Hiyerarşisi </strong>belirlenmiştir.</li>
<li>Kendine özgü bir <strong>yaşam tarzı iddiası</strong> vardır. Gerçekleri tekeline alırlar. Tek geçerli düşüncenin kendi düşünceleri olduğuna inanırlar ve buna başkalarını da inandırırlar.</li>
<li>Abartılı fikirleri vardır ve <strong>büyüklük iddiaları</strong> içerisindedirler.</li>
<li>Kendilerine veya gruplarına <strong>Tanrısallık</strong> makamı vermişlerdir.</li>
<li><strong>Patent reçeteleri</strong> vardır. Simgeleri oklu, ışıklı, yıldızlı ve güneşli şekillerdendir. Kalıp önerileri grubun tümüne ezberletilir.</li>
<li><strong>Yayılımcı güç</strong> olma beklentileri yüksektir. Vatanı kurtarma, dünyada cenneti yeşertme gibi iddiaları vardır.</li>
<li>Tanrı rızası için çalışan değil, Tanrı adına iş yapan liderleri vardır. Liderlerinin zaman zaman <strong>Tanrı’dan sezgisel mesajlar</strong> aldığına inanılır.</li>
<li>Eleştirilemeyen en üst otoritelerine bağlılık beklentileri yüksektir<strong>. Sevgi tekeli</strong> oluşturmuşlardır.</li>
<li>Dışarıya karşı kapalıdırlar. Sadakati aşırı önemserler, birbirlerini gözetler, kontrol ederler. Hatta grup içinde ‘<strong>özel bir dil’</strong> bile oluşturulur.</li>
<li>Grup üyelerinde vatanı, dünyayı ve insanlığı kurtaracak seçkin kişiler oldukları hissini doğururlar. Kendilerine özgü bir <strong>kahramanlık ideolojileri</strong> ve misyonerlik anlayışları vardır.</li>
<li>Grup üyeleri <strong>ucuz iş gücü</strong> olmayı gönüllü kabul etmişlerdir. Bu haliyle ucuz işgücü gibidirler.</li>
<li>Üyeler bireysellikten uzaklaşırlar, <strong>kutsala teslim</strong> olurlar. Kişiliklerini değiştirirler. </li>
<li>Grup üyelerine yeni bir isim verilir, <strong>farklı bir grup kimliği</strong> oluşturulur.</li>
<li>Yeminle bağlanma teorisi geçerlidir. Gruba katılan üyeye gruba bağlılık, ve <strong>lidere itaat yemini</strong> ettirilir.</li>
<li>Grup içerisinden <strong>eleştiri yöneltenler korkutulur</strong>. </li>
<li><strong>Takip edilme korkusu ile bağlılık beslenir.</strong></li>
</ol>
<div><strong>Maddi bağlılık ve fedakârlık</strong> yüceltilir. Ücretsiz çalışma yaygındır. Pasaport ve ehliyet grup liderlerince saklanır.</div>
<div>Gruptan ayrılmak için hiçbir sebep geçerli sayılmaz. Ayrılan üye kişiliksiz ve hasta olarak tanımlanır.</div>
<div> </div>
<p> </font>
<div>Yukarıda sıraladığım maddeleri<strong> Alman Psikologlar Meslek Birliği’nin (BDP) </strong>tanımlamalarından özetledim.</div>
<div>Günümüze dönüp dikkatle incelersek dini veya modern görünümlü tarikat ve ibadet gruplarının çoğu bu özelliklere kısmen veya tamamen uyduğunu görüyorum.</div>
<div>
<div>Eğer benzer tarikat ve ibadet grubu siyasi ve dünyevi kimliğe sahipse tehlike daha da büyüktür. Çünkü bu kimlikte dünyevi ve siyasi talep söz konusudur.</div>
<div><strong>İttihat Terakki Cemiyeti’nin geçmişine ve bugünkü uzantılarına baktığımızda bir çok benzerlikleri görüyoruz. ‘Vatanı kurtarmak’ ideolojileri, Atatürk gibi merkezi figürleri, silaha ve Kur’ana el basarak yemin teorileri, kahramanlık psikolojileri ve özel dava anlayışları çok belirgin olan derneklere dikkat edelim. </strong></div>
<div>Merkezdeki kişiye Tanrısallık makamı veren, dogmatik bağlılığı ve eleştirmemeyi öneren, kutsal hedefleri olan, kanını feda gibi fedakârlık anlayışları olan gruplar çevremizde varsa bunları sorgulayalım.</div>
<div>Kutsal ideal ve efsane kişiyi yüceltip seçkinler topluluğu oluşturmuş, davası için gece gündüz toplantı yapan, ikinci kurtuluş savaşı için organize yürüyüşler yapan çağdaşlık iddiasındaki dernekler dünyevi tarikat tanımına ne kadar uyuyorlar.</div>
<div>Yahut günümüzde İttihat Terakki Cemiyeti’nin başlangıcındaki şekilde <strong>“Rical-i Gayb”</strong> denilen görünmez kişilerce yönetilen ‘siyasi tarikata’ yeni <strong>‘İttihat Terakki Tarikatı’ </strong>dersek sanırım aykırı düşmeyecektir.</div>
<div><strong></strong></div>
<div><strong>Yeni komiteciler yan yana birbirinden rahatsız olmadan yaşayan başörtülü ve örtüsüz kızların arasına fitne soktular.</strong> Eğer başörtüsü siyasi simge olsaydı öncelikle erkek öğrenciler takke ile gelerek rejim karşıtlıkların başlatırlardı. Niye kız öğrenciler böyle bir şeye soyunsunlar ki? </div>
<div><span style="font-size:12pt;line-height:115%;"></span></div>
<div>Kurucu liderimiz Atatürk’ü merkezi figür yaparak istismar eden, kendi ideolojilerini ileri süren çağdaş tarikatlara dikkat edelim!<br />Nevzat Tarhan</div>
<div><font face="Arial"><a href="mailto:ntarhan@gmail.com">ntarhan@gmail.com</a></font></div>
</p></div>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/agarta.wordpress.com/19/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/agarta.wordpress.com/19/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/agarta.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/agarta.wordpress.com/19/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/agarta.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/agarta.wordpress.com/19/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/agarta.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/agarta.wordpress.com/19/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/agarta.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/agarta.wordpress.com/19/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/agarta.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/agarta.wordpress.com/19/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=agarta.wordpress.com&blog=4245281&post=19&subd=agarta&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://agarta.wordpress.com/2008/07/19/ittihat-terakki-ve-cagdas-tarikatlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/7b4db6d9af7d0b56f1c18895c32012f6?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">agarta</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Ergenekon: Analiz- Yeniden yapılanma, yönetim ve geliştirme projesi</title>
		<link>http://agarta.wordpress.com/2008/07/17/ergenekon-analiz-yeniden-yapilanma-yonetim-ve-gelistirme-projesi/</link>
		<comments>http://agarta.wordpress.com/2008/07/17/ergenekon-analiz-yeniden-yapilanma-yonetim-ve-gelistirme-projesi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jul 2008 09:26:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>agarta</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ergenekon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://agarta.wordpress.com/2008/07/17/ergenekon-analiz-yeniden-yapilanma-yonetim-ve-gelistirme-projesi/</guid>
		<description><![CDATA[Ergenekon adını ‘ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜ’ soruşturmasıyla duyanlar hiçte az değil. Hem de Yıllarını siyaset ve medya dünyasında geçiren insanlar arşivlere de pek bakmıyorlar.
Oysa internette yaptığınız küçük bir araştırma bile size dünyanın belgesini sunabiliyor. İşte bunlardan bir tanesi. Yeni Şafak Gazetesi Yazarı Taha KIVANÇ ( Fehmi KORU) 30 Nisan 2001 ve 1 Mayıs 2001’de iki yazmış. [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=agarta.wordpress.com&blog=4245281&post=15&subd=agarta&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><span class="habermetin"><img src="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/0/9/3/1/109317.jpg" style="float:left;margin-top:10px;margin-bottom:10px;margin-right:10px;" align="left" height="200" hspace="2" vspace="2" width="270" /></span><span class="habermetin"><span class="manset_ozet"><b>Ergenekon adını ‘ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜ’ soruşturmasıyla duyanlar hiçte az değil. </b></span><br /></span><span class="habermetin"><span class="manset_detay">Hem de Yıllarını siyaset ve medya dünyasında geçiren insanlar arşivlere de pek bakmıyorlar.</p>
<p>Oysa internette yaptığınız küçük bir araştırma bile size dünyanın belgesini sunabiliyor. İşte bunlardan bir tanesi. Yeni Şafak Gazetesi Yazarı Taha KIVANÇ ( Fehmi KORU) 30 Nisan 2001 ve 1 Mayıs 2001’de iki yazmış. </p>
<p>Taha Kıvanç bu iki yazıda<b> İstanbul, 29 Ekim 1999 tarihli, &#8220;Ergenekon: Analiz- Yeniden yapılanma, yönetim ve geliştirme projesi&#8221; </b>adlı belgeden söz etmiş ve ERGENEKON ile ilgili önemli açıklamalarda bulunmuş. Tabii doğal olarak bazı çevrelerden ciddi tepkiler almış<span id="more-15"></span></p>
<p><b>PEKİ KORU’YA EN BÜYÜK TEPKİYİ KİM GÖSTERMİŞ SİZCE ? </b></p>
<p>Taha Kıvanç’a yani Fehmi Koru&#8217;ya en büyük tepki şimdiki soruşturmada tutuklanan sanıkların dergisi Aydınlık grubundan gelmiş.</p>
<p>6 Mayıs 2001 tarih ve 720 sayılı Aydınlık Gazetesinde Hikmet Çiçek &#8230;Türkiye ve Türk Ordusu büyük bir tertiple karşı karşıya. CIA, SüperNATO ve MİT şeflerinin işbirliğiyle Orduyu yıpratma kampanyası her alanda sürdürülüyor. Psikolojik savaşta sözde dosyalar ve raporlar imal ediliyor. “Ergenekon” hikayeleri de bu tertibin bir parçası.&#8221; diye belgelere tepki göstermiş. </p>
<p><b>PEKİ BU BELGELERDE NE VAR? </b></p>
<p>Yine internette yaptığımız küçük bir araştırmada bu dehşet belgeye de ulaşıyoruz. Doğu Perinçek tarafından kaleme alındığı iddia edilen &#8220;Ergenekon: Analiz- Yeniden yapılanma, yönetim ve geliştirme projesi&#8221; belgesi 29 Ekim 1999’da hazırlanmış . </p>
<p>&#8220;Ergenekon&#8221;un reorganizasyon çalışmalarına katkıda bulunmak için hazırlanan bu belge <br />4 HAZİRAN 2002’de atin.org internet sitesinde yayınlamış.</p>
<p><img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/ergenekon_belge.jpg" /></p>
<p><b>İŞTE ERGENEKON’UN ŞOK BELGESİ</b></p>
<p>&#8220;Ergenekon&#8221;un reorganizasyon için hazırlandığı bu belgeler çalışmalarına göz atalım</p>
<p>&#8220;Bu çalışmanın amacı, (..) Ergenekon&#8217;un reorganizasyonuna katkıda bulunabilmektedir.</p>
<p>21. yüzyılda güçlü bir istihbarat örgütünün anahtarı, uluslararası finansal organizasyonları engellemek olacaktır. Dünya para hareketinin dikkatle izlenişi, gerek uluslararası platformda gerekse ülke içinde siyasi ve toplumsal oluşumları çok önceden görerek karşı önlemler alınmasını sağlayabilmenin en etkin çözüm yoludur. (..) Ergenekon, kaçınılmaz bir biçimde çağın ve koşulların gereği olarak ekonomi alanında çok etkin faaliyetler uygulamaya koymak ve para akışını kontrol altına almak zorunluluğu ile karşı karşıyadır.</p>
<p>Türkiye&#8217;den pek çok kişi yurtdışına kaynak aktarmaktadır ve bunun önüne geçebilmek mümkün değildir. Ancak, çeşitli ülkelerde bankalara sızdırılacak bilgisayar hırsızları, tespit edilen bu kaynaklar ile Türkiye&#8217;den kaynak aktarımı yapan kuruluşların likit aktarımlarını mevcut güçlü bir şirket üzerinden yeniden Türkiye&#8217;ye aktarabilir.</p>
<p>Çeşitli ülkelerdeki bankalara sızdırılacak bilgisayar hırsızlarından yararlanılarak likit kaynak aktarımı yoluna gidilmelidir. Bu türden kaynak aktarımları 48 saatte tamamlanmalıdır.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin varlığını tümüyle ortadan kaldırmaya yönelik çabalar, dış odaklı olmaktan çıkıp yerli işbirlikçilerin gönüllü katkılarıyla ülke içinde de yıkıcı güç odaklanma noktasına ulaşmıştır. 1914 yıllarında İstanbul, dış ülkelerin istihbarat ajanlarının cirit attığı, pek çok yandaşlarının olduğu, dileklerini gerçekleştirebildikleri bir dünya kentine dönüşmüştü. Bugün de böyledir. Çünkü savaş sürdürülmektedir. Ve bu savaşın tek amacı vardır: Bölerek/parçalayarak Türkiye Cumhuriyeti&#8217;ni yıkmak!</p>
<p>Yabancı güç odaklarının yerli işbirlikçileri devletin her kademesine sızarak TBMM&#8217;ne girebilmiş ve hatta siyasi platformda iktidar dönemleri yaşamışlardır.</p>
<p>Türlü özverilerle yurtdışında eğitim görmeleri sağlanan yetişkin insan kaynakları, ne acıdır ki, ülke çıkarları için &#8216;negatif&#8217; veriler olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenle devletin en önemli yapı taşları çökmüş ve işlemez hale getirilebilmiştir. Ergenekon bünyesinde yurtdışında eğitim görmüş personel bulundurulmaması zorunluluğu vardır.</p>
<p>Dünya Bankası ve Avrupa Birliği, başka ülkeler tarafından finanse ediliyor, dış istihbarat örgütleriyle ilişkili.</p>
<p>Ergenekon&#8217;un kendi kuracağı sivil toplum örgütlerine ihtiyacı vardır.</p>
<p>Ergenekon, Türkiye&#8217;de faaliyet gösteren tüm sivil toplum örgütlerini kontrol altına almalıdır. Bu bir zorunluluktur. Çünkü bu örgütlenmelerin finans kaynakları dış ülkelerdir.</p>
<p>(Medya) Kontrol edemediğimizi doğal işleyişi içinde örtülü biçimde etkileyelim, denetleyelim.</p>
<p>Ergenekon doğrudan kendi örgütüne bağlı holdingler ve bankaları süratle kurup ideolojiye uygun ekonomik/politik denge sağlayabilmelidir.</p>
<p>Kullanacağımız ajanlar merhametsiz olmalı.</p>
<p>Naylon şirketler kurulmalı (..) elde edilen ekonomik girdiler, öz kaynak olarak örgütün kuracağı legal şirketlerde değerlendirilerek aklanmalıdır.</p>
<p>İllegal işler bütün istihbarat örgütlerinin ilgi alanı. Biz neden farklı davranalım?</p>
<p>Türkiye silâh üreten bir ülke durumunda olmadığından, jeo/stratejik açıdan kaçınılmaz olarak ve iradesi dışında zorunlu olarak uyuşturucu satışında köprü durumundadır. Uyuşturucu ticaretini denetim altına almalıdır. Türkiye&#8217;nin bir başka şansı da kimyasal silâh üretimi olabilir. Çünkü bu alanda başarılı sonuçlar elde edebilecek insan kaynaklarına sahiptir.</p>
<p>Kişisel çıkarlar adına siyasete yönelmiş ve hedefe ulaşabilmek adına her şeyi mübah sayabilen siyasilerin engellenebilmesi için, geriye kalan tek yol suikasttır.</p>
<p>Suikast operasyonlarına gerek duyulmaması için siyasi portreler çok ciddi analiz edilmeli, ortak ideallere uygun siyasilerin seçim kampanyaları organize edilerek parlamentoda etkin ve güçlü biçimde yer alabilmeleri sağlanmalı.</p>
<p>Atatürk ilkeleri doğrultusunda, Kemalizm&#8217;in tek gerçek olduğuna inanmalı.</p>
<p>İngiltere, Almanya, Fransa, Amerika Birleşik Devletleri, SSCB gibi ülkelerin; kendi ideolojileri doğrultusunda, &#8220;sivil unsurlardan&#8221; sonuna değin yararlanmayı bildiği, emperyalist emelleri adına tüm dünya ülkelerinde her alanda çeşitli faaliyetler sonucunda kültürel, siyasal ve ekonomik çıkarlar elde ettiği. </p>
<p>Günümüzde değişen değil, giderek daha da geliştirilen sivil unsur etkinlikleri ile sürdürülmekte olan bu çalışmalar; sayıları giderek artan &#8220;sivil toplum örgütleri&#8221;, &#8220;insani yardım kuruluşları&#8221;, P—2 Mason Locası, Bilderberg Grubu vb. gibi çeşitli gizli ve örtülü adlar altında, dünyanın dört bir yanında ideolojik, siyasal, ekonomik, kültürel ve bilimsel çalışmaları örgütsel olarak yürüttüyor.</p>
<p>Toplum, Kemalist ideolojiyi gerçek anlamda özümseyememiş, emperyalist devletlerin &#8217;sivil unsurlarının&#8217; ve yerli işbirlikçilerinin çabaları sonucunda -buna fırsat bulamamış- kaçınılmaz olarak, yabancı ideolojilerin cazibesine kapılmıştır. Gelişen dünya ülkelerindeki geniş halk kitlelerinin erişebildiği koşulları göz önüne alan Türk toplumu; gerçekte siyasi liderler ve yandaşlarının çıkarları adına hareketlerinden kaynaklanan hatalardan ötürü, Kemalizm&#8217;i sorumlu tutarak yargılamaya yönelmiştir. Türk halkı, toplumsal geri kalmışlık, mutsuzluk ve umutsuzluğun kaynağı olarak Kemalizm&#8217;i sorumlu tutar hâle gelmiştir. Ve bugün çeşitli ideolojiler doğrultusundan hareketle toplum düşünsel ve inançsal alanlarda parçalara bölünmüş, etnik ayrımcılık dünya platformunda kendisine yer edinebilmiş, toplum &#8220;yeni rejim&#8221; arayışlarının kaosuna sürüklenmiştir.</p>
<p>Yaşlı insanlar(50 yaş üzeri); tümden güvenini yitirmiş, düş kırıklığı içindedir. Orta kuşak (35—50 yaş arası) olarak ele alınacak nesil için de durum böyledir. Genç kuşak ise (18—30) kendilerinden önceki kuşakların yaşamak ve katlanmak zorunda kaldıkları koşullar ile gelişmiş ülke insanlarının eriştikleri koşullar arasında muhasebe yapmakta ve mevcut rejimin kendilerine bir gelecek sağlayabilecek güç ve dinamiğe sahip olmadığını peşinen görmektedir. Geniş halk kitleleri umutsuzluğun ivmesi ile kaosu yaşamaktadır.</p>
<p>Onca kötü ve adaletsiz eğitime karşın; Türk insanı kendisini içinde bulunduğu koşullara direnç gösterebilecek bir biçimde eğitebilmiştir. Bu nedenle -dış güçlerin onca emperyalist çabalarına karşın- Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nde geniş halk kitlelerine dayalı sosyal ve siyasal patlamalar bir türlü gerçekleştirilememiştir. Türk toplumu hangi görüş ve inanca sahip olursa olsun, -tarihsel birikim sonucu- bilmektedir ki; ülke ayakta kalamadığında, birey olarak kendisi de var olamayacaktır. Bu nedenle bir yandan varlığının devamını sağlamak, diğer yandan &#8220;zulüm rejimi&#8221; olarak tanımlar hale geldiği mevcut düzeni değiştirmenin yollarını aramaktadır.</p>
<p>Federal Alman Friedrich Eber Stiftung Vakfı ile Konrad Adenauer Vakfı&#8217;nın çalışmalarından yalnızca birkaçına bakılacak olduğunda, &#8220;Türk Gençliği 98- Suskun Kitle Büyüteç Altında&#8221;, &#8220;Avrupa Birliği&#8217;nin Akdeniz Politikası ve Türkiye&#8221;, &#8220;Enformel Sektör ve Sosyal Güvenlik: Sorunlar ve Perspektifler&#8221;, &#8220;Türkiye&#8217;de Sendikacılık Hareketleri&#8221; ve &#8220;Türk Medya Sektöründe Yoğunlaşma Hareketleri ve Beklenen Etkileri&#8221; gibi çeşitli araştırma raporları hazırladıkları görülüyor. &#8220;Bu çalışmaların pek çok benzerlerinin Avrupa ve ABD&#8217;nin sivil unsurları tarafından gerçekleştiriliyor oluşu; Türk sivil toplum örgütleri içinde etnik, fundamentalist, kültürel, siyasal ve ekonomik faaliyetlerde belirleyen faktör olarak etkin ve yoğun bir biçimde yer alabilmeleri ise; küçümsenecek bir unsur olamaz.</p>
<p>İnsanlarının &#8220;köşe dönücülüğe&#8221; koşullandırılarak, paraya ve çıkarlara endekslenmiş, tüm manevi değerleri yıpratılarak dejenere edilmiş bireylerden oluşan bir topluma dönüştürülen kitleleri, sivil unsurların etkinlikleri birleştirecek, özüne sarılması gereğini motive edecek, moral ve umut kaynağı olacaktır. </p>
<p>Bu sayede Türkiye&#8217;de faaliyet gösteren yabancı sivil toplum örgütleri, önlerinde ilk kez bir sivil kontra hareketin direncini bulacaktır. Karşılaşacakları bu sivil direnç, etkinliklerini sıfır noktasına çekecektir. Yetişkin ve yetişmekte olan gençlik, özüne uygun platformlarda kendisini ifade edebilecektir. Lobi&#8217;nin faaliyetleri, siyasi otorite grupları ile dış kaynaklı, işbirlikçi, sözde sivil toplum örgütlerinin bölücü ve yıkıcı girişimleri etkisiz kılınacaktır. Lobi&#8217;nin kontra direnci ile karşılaşan siyasi otorite grupları, doğal olarak Kemalist sivil &#8220;Lobi&#8221; ile işbirliğine yönelme zorunluluğu duyacaklardır. (Örneğin: benzer dış güç odakları arasında yer alan Mason locası ve Bilderberg grubu ile iş birlikçiliğe yönelinmesi gibi) Aksi halde halkla bütünleşmeleri mümkün olmayacaktır. Mevcut Medya yapılanması ise; Kemalist sivil &#8220;Lobi&#8221;nin faaliyetleri karşısında, çıkarlar adına, halkı siyasi otorite gruplarına yönlendirmeyi ve bütünleştirmeyi başaramayacaklardır.</p>
<p>(Lobi&#8217;nin amacı) Türkiye Cumhuriyeti&#8217;ni etnik/fundamentalist/siyasal/ekonomik faktörlerinden yararlanarak; bölerek yıkmayı, başarılamaz ise de çıkarlara yönelik yönlendirmelerle bir anlamda yönetebilmek hedef alınmıştır.</p>
<p>İlk adımlarının kültürel ilişkiler düzeyinde atıldığı söz konusu kuruluşların bugün ulaştığı nokta, mevcut rejimi tümüyle kontrol altına alma aşamasına eriştiği gibi; ülkenin bölünmenin eşiğine getirilebilmiş olmasıyla da ne denli büyük sakıncalar yaratılabileceklerinin son 15 yılda yaşanılan olaylar ile ortaya çıkmıştır.</p>
<p>Her birinin ardında görünen sözde vakıf kuruluşlarının finanse ettiği söz konusu sivil toplum örgütleri, bilindiği üzere, gerçekte ait oldukları ülkelerin hazine kasalarından karşılanan milyarlarca dolarla finanse edilmektedirler. Atacakları her adım ise; yine ait oldukları ülkelerin gizli istihbarat örgütlerinin son derece deneyimli araştırmacı teorisyenlerince planlanmaktadır. Türkiye&#8217;de faaliyet göstermekte olan yabancı sivil toplum örgütleri, kültürel, ekonomik, bilimsel ve siyasal olmak üzere her alanda her türden argümandan yararlanmaktadır. Yabancı sivil toplum örgütleri, Türk halkının demokratik haklarını kullanabilmek amacıyla kurdukları, sözde sivil toplum örgütleri, dernekler, vakıflar, medya ve benzer faaliyetlerini de finanse ederek, kendilerine yerli işbirlikçiler oluşturmaktadırlar.</p>
<p>Siyasi otorite grupları, salt oy kaygısı ile -tarihsel süreç içinde- &#8220;tarikat liderleri&#8221; ile işbirliğine yönelmişlerdir. Cumhuriyet yasalarıyla men edilmiş olmasına karşın; dergâhların faaliyetlerine göz yummuşlardır. Çıkara dayalı bu sorumsuz tutum sonucunda ise; rejim karşıtı fundamentalist görüş iktidar olabilmiştir. Bu iktidara son veren koşulların oluşturulabilmesi için, büyük ve olağanüstü bir karşı çaba gereği doğmuş ve sonucunda dış ülke otoriteleri ile yerli işbirlikçilerinin tarih önünde &#8220;sivil darbe tezgâhı&#8221;, &#8220;Türk Silahlı Kuvvetleri dayatması&#8221; olarak tanımlama cüretini gösterebildikleri 28 Şubat süreci yaşanmıştır.</p>
<p>Siyasi otorite gruplarının çıkarları adına MAFYA grupları oluşturduğu ve bu yolla pek çok devlet ihalesi, bankalar, stratejik öneme sahip enerji üretim tesislerinin yanı sıra; çeşitli üretim birimlerini adeta &#8220;ele geçirme&#8221; operasyonları sonrasında yandaş kartellerin eline geçtiği, uyuşturucu, silah ve kumarın, her dönemde ve her grup tarafından finans kaynağı olarak kullanıldığı&#8230;</p>
<p>Kamuoyunu etkileyen, yönlendiren ve biçimlendiren medya organları, ülke çıkarlarını hiçe sayarak, salt kendi çıkarlarına uygun hareket eden mekanizmalar haline getirilmiştir. Direnenlerin ise; önüne çeşitli setler çekilerek ayakta kalıp varlıklarını sürdürmeleri olanaksız kılınmıştır. Türkiye&#8217;de 1995 yılından 1999 yılına değin oldukça kısa bir süreçte, küçük ama bağımsız tek bir yayınevi kalmamıştır. Çünkü medya kartelleri ile banka sektörü kitap yayıncılığına -üstelik kâr oranı çok düşük olmasına karşın- yönelmiş, her türlü düşünce üretimine bu yolla çok kolayca, zahmetsizce ve topluma hissettirilmeksizin sözde kültür hizmeti gerçekleştirilerek son verilmiştir.</p>
<p>1950—1960 doğumluların ardından gelen kuşaklar arasında varlığından söz edilebilecek tek bir yazar yetişmemiş olması, faaliyetlerin ne denli sindirici, yok edici ve zararlı olduğunun en belirgin kanıtı.</p>
<p>Türk sivil toplum örgütlerinin finans kaynaklarının, yabancı ortaklı karteller ve dış ülkelerin vakıf veya sivil toplum kuruluşları, derneklerden başlayarak vakıf ve sivil hareket örgütleniş biçimlerinin her aşamasında ülke dışı kaynaklarca finanse edildiği. </p>
<p>Programlanan kamu örgütlenişinin, ulusal çıkarlara uygun olmasının beklenemez. &#8220;Lobi&#8221;nin göstereceği faaliyetler ile yukarıda işaret edilen alanlarda çok daha kolay ve sağlıklı istihbarat toplayabileceği ve değerlendirme ile analizini gerçekleştirebileceği, kontra senaryolar üretilip, etkinlikler tasarlayarak uygulamaya koyulacağı, kamuoyunun Kemalist ideolojiye ve ulusal çıkarlara uygun sivil hareketi sahiplenerek katılım sağlanabilecektir.</p>
<p>Lobi, geniş halk kitlelerine yönelik çalışmalarında özellikle gençlerin Kemalist ideoloji ve ülke çıkarları doğrultusunda yeniden örgütlenmelerini sağlamayı tasarlamaktadır. Dış ülke istihbarat örgütlerinin uzantıları olan kuruluşların, finans ve kontrolünde etkinlikler sergileyen, mevcut sivil toplum örgütlerinin ulusal çıkarlara aykırı faaliyetlerini sağlıklı biçimde belirleyerek bu faaliyetlerin kamuoyunu etkilemesinin önüne geçilmesini sağlamak için; gerekli önlemleri alıp kontra teori ve senaryolar üreterek uygulama alanları yaratılması ve yaşama geçirilmesini sağlayacaktır. Bir merkezde toplanacak olan bilgiler ışığında analiz ve değerlendirme yapacak, teori ve senaryolar üreterek, iletişim ve propaganda yoluyla ulusal çıkarlara aykırılıklar karşısında sivil direnç odakları oluşturacaktır.</p>
<p>Lobi yapılanması ve tüm faaliyetleri mevcut hukuk platformu ile çerçevelenecektir. Örgütlenme, yapılanma ve faaliyetlerinde legal sınırlar içinde kalarak böylece temiz toplumun özlemi içindeki kamuoyunun, özlemini duyduğu, kendi yapısına uygun sivil toplum örgütlerine kavuşmuş olunacaktır. </p>
<p>Lobi&#8217;nin her girişimi, kendi içinde oluşacak hukuk birimi tarafından yasal koşullara uyumlu hale getirilecektir.</p>
<p>Lobi&#8217;nin Kemalist ideolojiye bağlılığı ve bağımsızlığı, kendi içinde uygulamaya koyacağı ticari faaliyetler ile sağlanacak. Lobi, çeşitli alanlarda kuracağı ticari şirketlerin faaliyetleriyle giderlerini karşılayacak, projelerini uygulama olanağına kavuşacak ve mevcut rejim karşıtı yapılanmaların oluşturduğu ekonomik güçlerin faaliyet gösterdikleri alanlarda rekabete yönelerek, ülke ekonomisinin rejim karşıtı güçlerin denetim ve kontrolüne geçirilmesi çabalarına engel olacaktır.</p>
<p>Lobi, tasarım, girişim ve uygulamalarında toplumun temiz toplum özlemi arayışına örnek sivil toplum örgütlenmelerinin oluşturulmasında önderlik edecek. Girişimlerinin mevcut anayasal düzenin kurallarına uygunluğu ilkesi ön planda tutulacak. Sivil toplum örgütlerinin ulusal çıkarlara uygun tepkisel eylemlerde bulunması sağlayacak ve kitlesel tepkiler organize edilerek kontrolde tutulması sağlanacaktır. İşlev ve misyonunu tamamlamış çeşitli işçi sendikalarının, sivil toplum örgütlerinden etkilenmeleri sağlanarak, mevcut sendikaların tepkisel ve kitlesel eylemlerinin endirekt metodlarla yönlendirilmesi sağlanacaktır.</p>
<p>Lobi, prensip olarak hiçbir zaman doğrudan doğruya toplumsal eylemler içinde yer almamaya titizlikle riayet edecek, oluşturacağı sivil toplum kuruluşlarının etkinlik ve eylemler düzenlemesini organize ve kontrol eden güçlü bir mekanizma olarak kalmaya çalışacaktır.</p>
<p>Aynı şekilde ticari ve kültürel faaliyetlerde de doğrudan doğruya girişim ve etkinlikler içinde yer almayıp, tüm faaliyet alanlarında organizasyon çatısı altında oluşturduğu kuruluş ve örgütleri amaçları doğrultusunda harekete geçiren bir mekanizma olarak kalmaya özen gösterecektir.</p>
<p>Bu nedenle amaçlanan girişimlerin uygulanabilmesi ve sonuca ulaşılabilmesi için, ekonomik faaliyetler ön planda tutulmalıdır. Lobinin amaçlarından saptırılmaması için, ekonomik olarak güçlü olabilmesi esastır. Faaliyete geçirilmesi planlanan Lobi, öncelikle ticari şirketler aracılığı ile ekonomik güç kazanmalı, ardından kuracağı vakıf ile de ekonomik gücünü artırma çalışmalarına yönelmelidir. Bilginin para kaynağına dönüşebilirliği gözden kaçırılmamalı, mevcut istihbarat birikimlerinden ekonomik güç elde edebilmek için yararlanılmalıdır.</p>
<p>Mevcut pek çok sivil toplum örgütü ile çeşitli alanlarda faaliyet gösteren pek çok vakıf bulunmakta. Bunların finans kaynakları ve amaçlarını saptayıp kontra faaliyetler ile önlerinde güçlü dirençler oluşturmak gerekiyor. Mevcut sendikaların yönetim kadrolarının ilişkiler ağı yeniden gözden geçirilerek, siyasi ve ekonomik güç odaklarıyla ilintileri ele alınacak, tabanları bu ilişkiler hakkında bilgilendirilerek, işçi kitleleri üzerindeki etkinlikleri kırılıp güçleri zayıflatılacaktır.</p>
<p>Ülke ekonomisini elinde tutan ve kişisel çıkarları adına ulusal çıkarları hiçe sayabilen, çok uluslu şirketler ile ortakları olan güçlü holdinglerin faaliyetleri kontrol altına alınmalıdır. Bu türden holdinglerin faaliyet ve planlamaları hakkında istihbarat sağlanmalı, engelleyici kontra önlemler üretilmeli ve uygulamaya konulmalıdır. Gereğinde bu holdinglerin ihtiyaçlarına cevap verecek ticari şirketler kurularak, müşterek ilişkiler geliştirilmeli ve işbirliği içinde olunmalıdır. İnsan kaynaklarına dayalı ticari bir danışmanlık ve hizmet şirketi kurularak, güçlü ticari kuruluşlarda kadrolaşma sağlanabilmelidir. Yine aynı amaçla bir güvenlik şirketi kurularak, işadamlarının güvenliği sağlanabilmeli ve böylece her alanda kadrolaşma gerçekleştirilebilmelidir. Mafya grupları tümüyle yeniden gözden geçirilmeli, deneyimli mevcut grupların karşısında yeni ve güçlü bir grup oluşturularak, denetim ve kontrol altına alınmaları sağlanmalıdır. Lobi, çalışmalarında medya kuruluşları ile doğrudan temasta bulunmamaya azami özen göstermelidir. Daha çok organizasyonun şemsiyesi altında yer alacak sivil toplum örgütleri ile vakıfların faaliyetleri doğrultusunda bağlantı kurdurulması sağlanmalıdır.</p>
<p>Lobi&#8217;nin prensip olarak hiçbir girişim ve eylemin içinde yer almaması ve tümüyle yasal düzenleme içinde hareket etmesi, toplumsal prensiplere saygılı olması, örnek bir sivil toplum kuruluşu olarak, siyasetten tümüyle uzak bir yapı olarak faaliyet göstermesi gereklidir.</p>
<p>Geleceğin dünyasında &#8220;sanal ortam&#8221; büyük önem ifade edecek olmakla birlikte, katı gerçekler belirleyici ve sonuçlandırıcı unsurlar olmaya devam edecektir. Ergenekon&#8217;un Lobi adını verdiğimiz örgütsel organizasyonun faaliyetlerine önümüzdeki zaman dilimi içinde çok daha fazla gereksinimi olacağı görüşünde haddimizin sınırlarını zorlayan ısrarcılıktaki ifade ve işaretlerimizin amacı, konunun öneminden kaynaklanmaktadır.</p>
<p>Emir ve tensiplerinize&#8230;</p>
<p><b>ORGANİZASYON PLANI</b></p>
<p>9 departmandan oluşan Lobi&#8217;nin organizasyon planı, aşağıdaki birimlerden oluşmaktadır: </p>
<p>Departmanlar, Ergenekon tarafından örgütün merkez üyeliğine atanmış güvenilir yöneticiye doğrudan bağlı olarak yönetilecek. Beş sivil yönetici personelin Ergenekon ile teması ise; atanmış ve güvenilir iki sivil personel ile sağlanacaktır. Departman başkanları merkezdeki beş yönetici tarafından seçilecek ve yönlendirilecektir.</p>
<p><b>1. MERKEZ</b></p>
<p>Lobi&#8217;nin merkezden görev alması için, Ergenekon tarafından atanmış güvenilir beş sivil yönetici bulunacaktır. Yönetici personelin görevi elde edilen veriler ışığında organizasyonu gizlilik prensiplerine sadık kalarak sağlıklı biçimde yönetmek olduğu kadar, her alanda gelişim ve tekniğini de artırmaktadır. Bunun yanısıra, birimlerin oluşturulması ve birimlerin sağlıklı, düzenli ve etkin biçimde işleyişini sağlamaktır. </p>
<p><b>2. ARAŞTIRMA VE BİLGİ TOPLAMA</b></p>
<p>Araştırma ve Bilgi Toplama Departmanı, merkez üyelerince seçilmiş bir başkan ve on kişilik bir yardımcı kadrodan oluşmaktadır. Lobi&#8217;nin amaçları doğrultusunda istihbarat verileri toplamak, arşivlemek ve merkeze sunmaktır. </p>
<p><b>3. ANALİZ VE DEĞERLENDİRME</b></p>
<p>Analiz ve Değerlendirme Departmanı, bir başkan ve beş kişilik yardımcı bir kadrodan oluşmaktadır. Elde edilen istihbarat verilerinin analiz raporlarının hazırlanması çalışmalarını yürütmekle sorumludur.</p>
<p><b>4. FİNANS VE TİCARET</b></p>
<p>Finans ve Ticaret Departmanı, bir başkan ve altı kişilik yardımcı personelden oluşmaktadır. Ticari koşulları yakından izlemek, ticari faaliyet ve yardım alanlarının belirlenmesi çalışmalarının yürütülmesinden sorumludur. Ayrıca, ülkenin içinde bulunduğu ticari ve ekonomik koşulların belirlenmesi çalışmalarını yürütür. Bu birimin başkanı örgütün ticari şirketlerinin kuruluş, organizasyon ve denetimini kontrol eder.</p>
<p><b>5. KÜLTÜR VE BİLİM</b></p>
<p>Kültür ve Bilim Departmanı, bir başkan ve altı yardımcı personelden oluşmaktadır. Bilimsel ve kültürel gelişmeleri yakından izlemek ve yararlanılabilecek alanların tespiti çalışmalarını gerçekleştirir. Kültürel ve bilimsel faaliyetlerde bulunarak kamuoyunu ulusal çıkarlar doğrultusunda aydınlatıp yönlendirme çalışmalarını yürütür. Ülke çıkarlarına aykırı kültürel faaliyetleri tespit eder ve karşı argüman üreterek kamuoyunu ve sivil toplum kuruluşlarını karşı bilinçlendirme ile gereğinde karşı eylemlere yöneltir.</p>
<p><b>6. TEORİ VE SENARYO</b></p>
<p>Teori ve Senaryo Departmanı, bir başkan ve beş senaristten oluşmaktadır. Bu departmanın görevi, ihtiyaç duyulması halinde elde edilen analiz raporlarından yararlanarak kontra teori ve senaryolar üretmektir. Ulusal çıkarlara aykırı teori ve senaryoların çürütülmesinde belirleyici rol oynar. Uygulamaya konulması düşünülen senaryoların sağlıklı sonuçlara ulaşmasını sağlamak amacı ile, karşılaşılacak kontra senaryoları belirleyerek önlem alınmasını sağlar. Kültürel, bilimsel senaryo kurguları ile kamuoyunun ajite edilmesinin önüne geçecek argümanlar üretir. Medya kuruluşlarını yönlendirme çalışmalarına katkıda bulunur.</p>
<p><b>7. İLETİŞİM VE PROPAGANDA</b></p>
<p>İletişim ve Propaganda Departmanı bir başkan ve beş yardımcıdan oluşmaktadır. Bu departmanın görevi amaçlara uygun olarak medya kuruluşlarını bilgilendirmek, yönlendirmek ve bu yolla kontrol altında tutmaktır. Ayrıca, faaliyetlerde amaçlara uygun kamuoyu oluşturulması ve kamuoyunun desteğinin sağlanması çalışmalarını yürütür. Bunların yanısıra organizasyonun ilişki kurmayı tasarladığı kişi, kurum ve kuruluşlar üzerinde etkileme çalışmaları gerçekleştirerek, sağlıklı ilişkiler kurulabilmesinin alt yapısını hazırlar. </p>
<p><b>8. HUKUK</b></p>
<p>Hukuk Departmanı, bir başkan ve beş yardımcıdan oluşmaktadır. Organizasyonun girişim ve faaaliyetlerinin mevcut yasaların hukuksal temeline dayandırılabilmesi çalışmalarını yürütür. Bu departmanda yer alacak personel hukukçulardan oluşur. Organizasyonun hukuk işlerini üstlenecek olan bu departman, hukuksal kurallardan azami ölçüde yararlanılması çalışmalarını yürütür</p>
<p><b>9. ULUSLARARASI İLİŞKİLER</b></p>
<p>Uluslararası İlişkiler Departmanı, bir başkan ve altı yardımcısından oluşmaktadır. Bu departmanın görevi, organizasyonun uluslararası alanlardaki faaliyetlerinin sağlıklı biçimde yürütülmesini sağlamaktır. Türkiye&#8217;de faaliyet göstermekte olan uluslararası kuruluşların çalışmalarını analiz etmek, bu kuruluşlar ile yakın ilişki kurulmasını sağlamak ve dış güç odakları olan bu kuruluşların amaçlarının belirlenmesini sağlamaktır. </p>
<p><b>KADRO</b></p>
<p>Organizasyonunda yalnızca sivillerin yer alacağı bu örgütlenme, köprü eleman ile Ergenekon&#8217;a bağlı olarak faaliyet gösterir. Organizasyonun merkezinde görev alacak beş sivil personel ile köprü personel görevini üstlenecek iki sivil, Ergenekon tarafından belirlenerek atanır. Birim başkanları ile örgütün kuracağı vakıf ve ticari şirketlerin yöneticileri ve sahipleri ise; merkezde yer alan yönetim personeli tarafından seçilir. Böylelikle gizlilik esasının korunması sağlanmalıdır. </p>
<p><b>ELEMAN PROFİLİ</b></p>
<p>Lobi örgütlenmesi içinde yer alacak elemanların çağa ayak uydurabilecek donanım, bilgi ve deneyime sahip olması esası aranacağı gibi, gereğinde her tür eleman profilinden yararlanılmasından kaçınılmaz. Özellikle sistemle barışık olmayan, aradığını bulamamış yapıdaki kişilikler seçilir. Çünkü bu tür kişiler sistemin boşluklarını, mekanizmanın işleyişini, oyunun kurallarını ve zaaflarını çok daha iyi bilmektedirler.</p>
<p><b>BİRİM BAŞKANLARI</b></p>
<p>Örgütlenme içinde departmanların işlev ve amaçlarına uygun yapıya sahip, konusunda deneyim sahibi kişiler tercih edilir. Birim başkanları Lobi faaliyetlerini tümü ile serbest girişimcilik sınırları içinde kaldığı konusunda kuşkuya kapılmayacak şekilde yönlendirilir. Ortak amaçlar, fikir birliği ve inançlar doğrultusunda çalıştırılır. İşbirliğinde organizasyonun kuruluş ve faaliyet amacı olarak esas; kâr ve topluma yarar sağlanması vardır</p>
<p><b>KÖPRÜSEL PERSONEL</b></p>
<p>Ergenekon tarafından atanan iki sivil, mutlaka başka kuruluşlarda görevli olanlar arasından seçilir. Böylece gizliliğin sağlanması kurunmuş olacaktır. Bu kişilerin yeterli bilgi ve deneyim sahibi olmalarından sonra, organizasyonun merkez yönetiminde yer almaları sağlanır ve organizasyonun merkez başkanı bu kişiler arasından seçilir. </p>
<p><b>FİNANS</b></p>
<p>Lobi&#8217;nin faaliyetlerinin finansı başlangıç noktasında Ergenekon tarafından karşılanır. Ancak, ilke olarak organizasyon ilk ticari şirketini kurup faaliyete geçirmesinin ardından finansal desteğe son verilir ve örgütün kendisine finans kaynakları oluşturulması sağlanır.</p>
<p><b>TİCARİ ŞİRKET FAALİYETLERİ</b></p>
<p>Organizasyon, kısa süre içinde belirleyeceği alanlarda ardışık olarak ticari şirketler kurup yönetmeyi ve giderek artan finanse kaynaklarına sahip olabilmeyi amaçlıyor. Bu gelişmenin süratle sağlanabilmesi için, ticaret hukuku içinde yararlanılabilecek pek çok argüman mevcuttur. Başlangıçta kurdurulacak şirketlerin sürekliliği değil, finanse sağlanması dikkate alınarak hareket edilir. Kalıcı ve alanında etkin güç olarak geliştirilecek şirket kuruluşları organizasyonlarına yeterli finanse kaynağına ulaştırılmasının ardından yatırım gerçekleştirilir. Bu yatırımlar sonucunda giderek organizasyona ait holdingler oluşturularak, uluslararası ticari faaliyet girişimlerine geçilir. Lobi&#8217;ye göre Finans dünyasında yer alarak, ekonominin kontrol edilebilir düzeye erişmesi ise; holdinglerin faaliyetleri sonucu hedefe ulaşılmasını sağlayacaktır. </p>
<p><b>VAKIF FAALİYETLERİ</b></p>
<p>Organizasyonun mutlaka birkaç vakıf oluşturması gereği vardır. Böylelikle gücü ve etkinliği artırabileceği gibi organizasyon şemsiyesi altında kurumlar oluşturur. Oluşturulan bu kurumlar aracılığı ile uluslararası ilişkiler kurulur ve her alanda çeşitli yararlar elde edilme amaçlanır. Organizasyon amaçlarını en sağlıklı şekilde perdeleyecek olan kurumlar vakıflar olabilir.</p>
<p>Lobi, fundamentalist faaliyetler doğrultusunda kurulan çeşitli vakıfların yurt içi ve yurt dışında halktan para toplayarak güçlenmesinin önüne geçilebilmesi için de aynı kulvarda kurulacak naylon bir vakıfla önlenebilmesi mümkün görmektedir.&#8221;</p>
<p><b>EDİTÖRÜN NOTU: </b>Bu bir google’dan araştırma haberidir. İddianame görülmeden yapılmıştır. Kendilerine haber sızmadığını iddia edenlere duyurulur. Yani isterseniz her şeyi internet arşivlerinde bulabilirsiniz&#8230;</p>
<p><b>SAMANYOLUHABER.COM</b></span></span>Hem de Yıllarını siyaset ve medya dünyasında geçiren insanlar arşivlere de pek bakmıyorlar.</p>
<p>Oysa internette yaptığınız küçük bir araştırma bile size dünyanın<br />belgesini sunabiliyor. İşte bunlardan bir tanesi. Yeni Şafak Gazetesi<br />Yazarı Taha KIVANÇ ( Fehmi KORU) 30 Nisan 2001 ve 1 Mayıs 2001’de iki<br />yazmış. </p>
<p>Taha Kıvanç bu iki yazıda İstanbul, 29 Ekim 1999 tarihli, &#8220;Ergenekon: Analiz- Yeniden yapılanma, yönetim ve geliştirme projesi&#8221; adlı<br />belgeden söz etmiş ve ERGENEKON ile ilgili önemli açıklamalarda<br />bulunmuş. Tabii doğal olarak bazı çevrelerden ciddi tepkiler almış</p>
<p>PEKİ KORU’YA EN BÜYÜK TEPKİYİ KİM GÖSTERMİŞ SİZCE ? </p>
<p>Taha Kıvanç’a yani Fehmi Koru&#8217;ya en büyük tepki şimdiki soruşturmada tutuklanan sanıkların dergisi Aydınlık grubundan gelmiş.</p>
<p>6 Mayıs 2001 tarih ve 720 sayılı Aydınlık Gazetesinde Hikmet Çiçek<br />&#8230;Türkiye ve Türk Ordusu büyük bir tertiple karşı karşıya. CIA,<br />SüperNATO ve MİT şeflerinin işbirliğiyle Orduyu yıpratma kampanyası her<br />alanda sürdürülüyor. Psikolojik savaşta sözde dosyalar ve raporlar imal<br />ediliyor. “Ergenekon” hikayeleri de bu tertibin bir parçası.&#8221; diye<br />belgelere tepki göstermiş. </p>
<p>PEKİ BU BELGELERDE NE VAR? </p>
<p>Yine internette yaptığımız küçük bir araştırmada bu dehşet belgeye de<br />ulaşıyoruz. Doğu Perinçek tarafından kaleme alındığı iddia edilen<br />&#8220;Ergenekon: Analiz- Yeniden yapılanma, yönetim ve geliştirme projesi&#8221;<br />belgesi 29 Ekim 1999’da hazırlanmış . </p>
<p>&#8220;Ergenekon&#8221;un reorganizasyon çalışmalarına katkıda bulunmak için hazırlanan bu belge </p>
<p>4 HAZİRAN 2002’de atin.org internet sitesinde yayınlamış.</p>
<p><img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/ergenekon_belge.jpg" /></p>
<p>İŞTE ERGENEKON’UN ŞOK BELGESİ</p>
<p>&#8220;Ergenekon&#8221;un reorganizasyon için hazırlandığı bu belgeler çalışmalarına göz atalım</p>
<p>&#8220;Bu çalışmanın amacı, (..) Ergenekon&#8217;un reorganizasyonuna katkıda bulunabilmektedir.</p>
<p>21. yüzyılda güçlü bir istihbarat örgütünün anahtarı, uluslararası<br />finansal organizasyonları engellemek olacaktır. Dünya para hareketinin<br />dikkatle izlenişi, gerek uluslararası platformda gerekse ülke içinde<br />siyasi ve toplumsal oluşumları çok önceden görerek karşı önlemler<br />alınmasını sağlayabilmenin en etkin çözüm yoludur. (..) Ergenekon,<br />kaçınılmaz bir biçimde çağın ve koşulların gereği olarak ekonomi<br />alanında çok etkin faaliyetler uygulamaya koymak ve para akışını<br />kontrol altına almak zorunluluğu ile karşı karşıyadır.</p>
<p>Türkiye&#8217;den pek çok kişi yurtdışına kaynak aktarmaktadır ve bunun önüne<br />geçebilmek mümkün değildir. Ancak, çeşitli ülkelerde bankalara<br />sızdırılacak bilgisayar hırsızları, tespit edilen bu kaynaklar ile<br />Türkiye&#8217;den kaynak aktarımı yapan kuruluşların likit aktarımlarını<br />mevcut güçlü bir şirket üzerinden yeniden Türkiye&#8217;ye aktarabilir.</p>
<p>Çeşitli ülkelerdeki bankalara sızdırılacak bilgisayar hırsızlarından<br />yararlanılarak likit kaynak aktarımı yoluna gidilmelidir. Bu türden<br />kaynak aktarımları 48 saatte tamamlanmalıdır.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin varlığını tümüyle ortadan kaldırmaya yönelik<br />çabalar, dış odaklı olmaktan çıkıp yerli işbirlikçilerin gönüllü<br />katkılarıyla ülke içinde de yıkıcı güç odaklanma noktasına ulaşmıştır.<br />1914 yıllarında İstanbul, dış ülkelerin istihbarat ajanlarının cirit<br />attığı, pek çok yandaşlarının olduğu, dileklerini<br />gerçekleştirebildikleri bir dünya kentine dönüşmüştü. Bugün de<br />böyledir. Çünkü savaş sürdürülmektedir. Ve bu savaşın tek amacı vardır:<br />Bölerek/parçalayarak Türkiye Cumhuriyeti&#8217;ni yıkmak!</p>
<p>Yabancı güç odaklarının yerli işbirlikçileri devletin her kademesine<br />sızarak TBMM&#8217;ne girebilmiş ve hatta siyasi platformda iktidar dönemleri<br />yaşamışlardır.</p>
<p>Türlü özverilerle yurtdışında eğitim görmeleri sağlanan yetişkin insan<br />kaynakları, ne acıdır ki, ülke çıkarları için &#8216;negatif&#8217; veriler olarak<br />karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenle devletin en önemli yapı taşları<br />çökmüş ve işlemez hale getirilebilmiştir. Ergenekon bünyesinde<br />yurtdışında eğitim görmüş personel bulundurulmaması zorunluluğu vardır.</p>
<p>Dünya Bankası ve Avrupa Birliği, başka ülkeler tarafından finanse ediliyor, dış istihbarat örgütleriyle ilişkili.</p>
<p>Ergenekon&#8217;un kendi kuracağı sivil toplum örgütlerine ihtiyacı vardır.</p>
<p>Ergenekon, Türkiye&#8217;de faaliyet gösteren tüm sivil toplum örgütlerini<br />kontrol altına almalıdır. Bu bir zorunluluktur. Çünkü bu<br />örgütlenmelerin finans kaynakları dış ülkelerdir.</p>
<p>(Medya) Kontrol edemediğimizi doğal işleyişi içinde örtülü biçimde etkileyelim, denetleyelim.</p>
<p>Ergenekon doğrudan kendi örgütüne bağlı holdingler ve bankaları süratle<br />kurup ideolojiye uygun ekonomik/politik denge sağlayabilmelidir.</p>
<p>Kullanacağımız ajanlar merhametsiz olmalı.</p>
<p>Naylon şirketler kurulmalı (..) elde edilen ekonomik girdiler, öz<br />kaynak olarak örgütün kuracağı legal şirketlerde değerlendirilerek<br />aklanmalıdır.</p>
<p>İllegal işler bütün istihbarat örgütlerinin ilgi alanı. Biz neden farklı davranalım?</p>
<p>Türkiye silâh üreten bir ülke durumunda olmadığından, jeo/stratejik<br />açıdan kaçınılmaz olarak ve iradesi dışında zorunlu olarak uyuşturucu<br />satışında köprü durumundadır. Uyuşturucu ticaretini denetim altına<br />almalıdır. Türkiye&#8217;nin bir başka şansı da kimyasal silâh üretimi<br />olabilir. Çünkü bu alanda başarılı sonuçlar elde edebilecek insan<br />kaynaklarına sahiptir.</p>
<p>Kişisel çıkarlar adına siyasete yönelmiş ve hedefe ulaşabilmek adına<br />her şeyi mübah sayabilen siyasilerin engellenebilmesi için, geriye<br />kalan tek yol suikasttır.</p>
<p>Suikast operasyonlarına gerek duyulmaması için siyasi portreler çok<br />ciddi analiz edilmeli, ortak ideallere uygun siyasilerin seçim<br />kampanyaları organize edilerek parlamentoda etkin ve güçlü biçimde yer<br />alabilmeleri sağlanmalı.</p>
<p>Atatürk ilkeleri doğrultusunda, Kemalizm&#8217;in tek gerçek olduğuna inanmalı.</p>
<p>İngiltere, Almanya, Fransa, Amerika Birleşik Devletleri, SSCB gibi<br />ülkelerin; kendi ideolojileri doğrultusunda, &#8220;sivil unsurlardan&#8221; sonuna<br />değin yararlanmayı bildiği, emperyalist emelleri adına tüm dünya<br />ülkelerinde her alanda çeşitli faaliyetler sonucunda kültürel, siyasal<br />ve ekonomik çıkarlar elde ettiği. </p>
<p>Günümüzde değişen değil, giderek daha da geliştirilen sivil unsur<br />etkinlikleri ile sürdürülmekte olan bu çalışmalar; sayıları giderek<br />artan &#8220;sivil toplum örgütleri&#8221;, &#8220;insani yardım kuruluşları&#8221;, P—2 Mason<br />Locası, Bilderberg Grubu vb. gibi çeşitli gizli ve örtülü adlar<br />altında, dünyanın dört bir yanında ideolojik, siyasal, ekonomik,<br />kültürel ve bilimsel çalışmaları örgütsel olarak yürüttüyor.</p>
<p>Toplum, Kemalist ideolojiyi gerçek anlamda özümseyememiş, emperyalist<br />devletlerin &#8217;sivil unsurlarının&#8217; ve yerli işbirlikçilerinin çabaları<br />sonucunda -buna fırsat bulamamış- kaçınılmaz olarak, yabancı<br />ideolojilerin cazibesine kapılmıştır. Gelişen dünya ülkelerindeki geniş<br />halk kitlelerinin erişebildiği koşulları göz önüne alan Türk toplumu;<br />gerçekte siyasi liderler ve yandaşlarının çıkarları adına<br />hareketlerinden kaynaklanan hatalardan ötürü, Kemalizm&#8217;i sorumlu<br />tutarak yargılamaya yönelmiştir. Türk halkı, toplumsal geri kalmışlık,<br />mutsuzluk ve umutsuzluğun kaynağı olarak Kemalizm&#8217;i sorumlu tutar hâle<br />gelmiştir. Ve bugün çeşitli ideolojiler doğrultusundan hareketle toplum<br />düşünsel ve inançsal alanlarda parçalara bölünmüş, etnik ayrımcılık<br />dünya platformunda kendisine yer edinebilmiş, toplum &#8220;yeni rejim&#8221;<br />arayışlarının kaosuna sürüklenmiştir.</p>
<p>Yaşlı insanlar(50 yaş üzeri); tümden güvenini yitirmiş, düş kırıklığı<br />içindedir. Orta kuşak (35—50 yaş arası) olarak ele alınacak nesil için<br />de durum böyledir. Genç kuşak ise (18—30) kendilerinden önceki<br />kuşakların yaşamak ve katlanmak zorunda kaldıkları koşullar ile<br />gelişmiş ülke insanlarının eriştikleri koşullar arasında muhasebe<br />yapmakta ve mevcut rejimin kendilerine bir gelecek sağlayabilecek güç<br />ve dinamiğe sahip olmadığını peşinen görmektedir. Geniş halk kitleleri<br />umutsuzluğun ivmesi ile kaosu yaşamaktadır.</p>
<p>Onca kötü ve adaletsiz eğitime karşın; Türk insanı kendisini içinde<br />bulunduğu koşullara direnç gösterebilecek bir biçimde eğitebilmiştir.<br />Bu nedenle -dış güçlerin onca emperyalist çabalarına karşın- Türkiye<br />Cumhuriyeti&#8217;nde geniş halk kitlelerine dayalı sosyal ve siyasal<br />patlamalar bir türlü gerçekleştirilememiştir. Türk toplumu hangi görüş<br />ve inanca sahip olursa olsun, -tarihsel birikim sonucu- bilmektedir ki;<br />ülke ayakta kalamadığında, birey olarak kendisi de var olamayacaktır.<br />Bu nedenle bir yandan varlığının devamını sağlamak, diğer yandan &#8220;zulüm<br />rejimi&#8221; olarak tanımlar hale geldiği mevcut düzeni değiştirmenin<br />yollarını aramaktadır.</p>
<p>Federal Alman Friedrich Eber Stiftung Vakfı ile Konrad Adenauer<br />Vakfı&#8217;nın çalışmalarından yalnızca birkaçına bakılacak olduğunda, &#8220;Türk<br />Gençliği 98- Suskun Kitle Büyüteç Altında&#8221;, &#8220;Avrupa Birliği&#8217;nin Akdeniz<br />Politikası ve Türkiye&#8221;, &#8220;Enformel Sektör ve Sosyal Güvenlik: Sorunlar<br />ve Perspektifler&#8221;, &#8220;Türkiye&#8217;de Sendikacılık Hareketleri&#8221; ve &#8220;Türk Medya<br />Sektöründe Yoğunlaşma Hareketleri ve Beklenen Etkileri&#8221; gibi çeşitli<br />araştırma raporları hazırladıkları görülüyor. &#8220;Bu çalışmaların pek çok<br />benzerlerinin Avrupa ve ABD&#8217;nin sivil unsurları tarafından<br />gerçekleştiriliyor oluşu; Türk sivil toplum örgütleri içinde etnik,<br />fundamentalist, kültürel, siyasal ve ekonomik faaliyetlerde belirleyen<br />faktör olarak etkin ve yoğun bir biçimde yer alabilmeleri ise;<br />küçümsenecek bir unsur olamaz.</p>
<p>İnsanlarının &#8220;köşe dönücülüğe&#8221; koşullandırılarak, paraya ve çıkarlara<br />endekslenmiş, tüm manevi değerleri yıpratılarak dejenere edilmiş<br />bireylerden oluşan bir topluma dönüştürülen kitleleri, sivil unsurların<br />etkinlikleri birleştirecek, özüne sarılması gereğini motive edecek,<br />moral ve umut kaynağı olacaktır. </p>
<p>Bu sayede Türkiye&#8217;de faaliyet gösteren yabancı sivil toplum örgütleri,<br />önlerinde ilk kez bir sivil kontra hareketin direncini bulacaktır.<br />Karşılaşacakları bu sivil direnç, etkinliklerini sıfır noktasına<br />çekecektir. Yetişkin ve yetişmekte olan gençlik, özüne uygun<br />platformlarda kendisini ifade edebilecektir. Lobi&#8217;nin faaliyetleri,<br />siyasi otorite grupları ile dış kaynaklı, işbirlikçi, sözde sivil<br />toplum örgütlerinin bölücü ve yıkıcı girişimleri etkisiz kılınacaktır.<br />Lobi&#8217;nin kontra direnci ile karşılaşan siyasi otorite grupları, doğal<br />olarak Kemalist sivil &#8220;Lobi&#8221; ile işbirliğine yönelme zorunluluğu<br />duyacaklardır. (Örneğin: benzer dış güç odakları arasında yer alan<br />Mason locası ve Bilderberg grubu ile iş birlikçiliğe yönelinmesi gibi)<br />Aksi halde halkla bütünleşmeleri mümkün olmayacaktır. Mevcut Medya<br />yapılanması ise; Kemalist sivil &#8220;Lobi&#8221;nin faaliyetleri karşısında,<br />çıkarlar adına, halkı siyasi otorite gruplarına yönlendirmeyi ve<br />bütünleştirmeyi başaramayacaklardır.</p>
<p>(Lobi&#8217;nin amacı) Türkiye Cumhuriyeti&#8217;ni<br />etnik/fundamentalist/siyasal/ekonomik faktörlerinden yararlanarak;<br />bölerek yıkmayı, başarılamaz ise de çıkarlara yönelik yönlendirmelerle<br />bir anlamda yönetebilmek hedef alınmıştır.</p>
<p>İlk adımlarının kültürel ilişkiler düzeyinde atıldığı söz konusu<br />kuruluşların bugün ulaştığı nokta, mevcut rejimi tümüyle kontrol altına<br />alma aşamasına eriştiği gibi; ülkenin bölünmenin eşiğine getirilebilmiş<br />olmasıyla da ne denli büyük sakıncalar yaratılabileceklerinin son 15<br />yılda yaşanılan olaylar ile ortaya çıkmıştır.</p>
<p>Her birinin ardında görünen sözde vakıf kuruluşlarının finanse ettiği<br />söz konusu sivil toplum örgütleri, bilindiği üzere, gerçekte ait<br />oldukları ülkelerin hazine kasalarından karşılanan milyarlarca dolarla<br />finanse edilmektedirler. Atacakları her adım ise; yine ait oldukları<br />ülkelerin gizli istihbarat örgütlerinin son derece deneyimli<br />araştırmacı teorisyenlerince planlanmaktadır. Türkiye&#8217;de faaliyet<br />göstermekte olan yabancı sivil toplum örgütleri, kültürel, ekonomik,<br />bilimsel ve siyasal olmak üzere her alanda her türden argümandan<br />yararlanmaktadır. Yabancı sivil toplum örgütleri, Türk halkının<br />demokratik haklarını kullanabilmek amacıyla kurdukları, sözde sivil<br />toplum örgütleri, dernekler, vakıflar, medya ve benzer faaliyetlerini<br />de finanse ederek, kendilerine yerli işbirlikçiler oluşturmaktadırlar.</p>
<p>Siyasi otorite grupları, salt oy kaygısı ile -tarihsel süreç içinde-<br />&#8220;tarikat liderleri&#8221; ile işbirliğine yönelmişlerdir. Cumhuriyet<br />yasalarıyla men edilmiş olmasına karşın; dergâhların faaliyetlerine göz<br />yummuşlardır. Çıkara dayalı bu sorumsuz tutum sonucunda ise; rejim<br />karşıtı fundamentalist görüş iktidar olabilmiştir. Bu iktidara son<br />veren koşulların oluşturulabilmesi için, büyük ve olağanüstü bir karşı<br />çaba gereği doğmuş ve sonucunda dış ülke otoriteleri ile yerli<br />işbirlikçilerinin tarih önünde &#8220;sivil darbe tezgâhı&#8221;, &#8220;Türk Silahlı<br />Kuvvetleri dayatması&#8221; olarak tanımlama cüretini gösterebildikleri 28<br />Şubat süreci yaşanmıştır.</p>
<p>Siyasi otorite gruplarının çıkarları adına MAFYA grupları oluşturduğu<br />ve bu yolla pek çok devlet ihalesi, bankalar, stratejik öneme sahip<br />enerji üretim tesislerinin yanı sıra; çeşitli üretim birimlerini adeta<br />&#8220;ele geçirme&#8221; operasyonları sonrasında yandaş kartellerin eline<br />geçtiği, uyuşturucu, silah ve kumarın, her dönemde ve her grup<br />tarafından finans kaynağı olarak kullanıldığı&#8230;</p>
<p>Kamuoyunu etkileyen, yönlendiren ve biçimlendiren medya organları, ülke<br />çıkarlarını hiçe sayarak, salt kendi çıkarlarına uygun hareket eden<br />mekanizmalar haline getirilmiştir. Direnenlerin ise; önüne çeşitli<br />setler çekilerek ayakta kalıp varlıklarını sürdürmeleri olanaksız<br />kılınmıştır. Türkiye&#8217;de 1995 yılından 1999 yılına değin oldukça kısa<br />bir süreçte, küçük ama bağımsız tek bir yayınevi kalmamıştır. Çünkü<br />medya kartelleri ile banka sektörü kitap yayıncılığına -üstelik kâr<br />oranı çok düşük olmasına karşın- yönelmiş, her türlü düşünce üretimine<br />bu yolla çok kolayca, zahmetsizce ve topluma hissettirilmeksizin sözde<br />kültür hizmeti gerçekleştirilerek son verilmiştir.</p>
<p>1950—1960 doğumluların ardından gelen kuşaklar arasında varlığından söz<br />edilebilecek tek bir yazar yetişmemiş olması, faaliyetlerin ne denli<br />sindirici, yok edici ve zararlı olduğunun en belirgin kanıtı.</p>
<p>Türk sivil toplum örgütlerinin finans kaynaklarının, yabancı ortaklı<br />karteller ve dış ülkelerin vakıf veya sivil toplum kuruluşları,<br />derneklerden başlayarak vakıf ve sivil hareket örgütleniş biçimlerinin<br />her aşamasında ülke dışı kaynaklarca finanse edildiği. </p>
<p>Programlanan kamu örgütlenişinin, ulusal çıkarlara uygun olmasının<br />beklenemez. &#8220;Lobi&#8221;nin göstereceği faaliyetler ile yukarıda işaret<br />edilen alanlarda çok daha kolay ve sağlıklı istihbarat toplayabileceği<br />ve değerlendirme ile analizini gerçekleştirebileceği, kontra senaryolar<br />üretilip, etkinlikler tasarlayarak uygulamaya koyulacağı, kamuoyunun<br />Kemalist ideolojiye ve ulusal çıkarlara uygun sivil hareketi<br />sahiplenerek katılım sağlanabilecektir.</p>
<p>Lobi, geniş halk kitlelerine yönelik çalışmalarında özellikle gençlerin<br />Kemalist ideoloji ve ülke çıkarları doğrultusunda yeniden<br />örgütlenmelerini sağlamayı tasarlamaktadır. Dış ülke istihbarat<br />örgütlerinin uzantıları olan kuruluşların, finans ve kontrolünde<br />etkinlikler sergileyen, mevcut sivil toplum örgütlerinin ulusal<br />çıkarlara aykırı faaliyetlerini sağlıklı biçimde belirleyerek bu<br />faaliyetlerin kamuoyunu etkilemesinin önüne geçilmesini sağlamak için;<br />gerekli önlemleri alıp kontra teori ve senaryolar üreterek uygulama<br />alanları yaratılması ve yaşama geçirilmesini sağlayacaktır. Bir<br />merkezde toplanacak olan bilgiler ışığında analiz ve değerlendirme<br />yapacak, teori ve senaryolar üreterek, iletişim ve propaganda yoluyla<br />ulusal çıkarlara aykırılıklar karşısında sivil direnç odakları<br />oluşturacaktır.</p>
<p>Lobi yapılanması ve tüm faaliyetleri mevcut hukuk platformu ile<br />çerçevelenecektir. Örgütlenme, yapılanma ve faaliyetlerinde legal<br />sınırlar içinde kalarak böylece temiz toplumun özlemi içindeki<br />kamuoyunun, özlemini duyduğu, kendi yapısına uygun sivil toplum<br />örgütlerine kavuşmuş olunacaktır. </p>
<p>Lobi&#8217;nin her girişimi, kendi içinde oluşacak hukuk birimi tarafından yasal koşullara uyumlu hale getirilecektir.</p>
<p>Lobi&#8217;nin Kemalist ideolojiye bağlılığı ve bağımsızlığı, kendi içinde<br />uygulamaya koyacağı ticari faaliyetler ile sağlanacak. Lobi, çeşitli<br />alanlarda kuracağı ticari şirketlerin faaliyetleriyle giderlerini<br />karşılayacak, projelerini uygulama olanağına kavuşacak ve mevcut rejim<br />karşıtı yapılanmaların oluşturduğu ekonomik güçlerin faaliyet<br />gösterdikleri alanlarda rekabete yönelerek, ülke ekonomisinin rejim<br />karşıtı güçlerin denetim ve kontrolüne geçirilmesi çabalarına engel<br />olacaktır.</p>
<p>Lobi, tasarım, girişim ve uygulamalarında toplumun temiz toplum özlemi<br />arayışına örnek sivil toplum örgütlenmelerinin oluşturulmasında<br />önderlik edecek. Girişimlerinin mevcut anayasal düzenin kurallarına<br />uygunluğu ilkesi ön planda tutulacak. Sivil toplum örgütlerinin ulusal<br />çıkarlara uygun tepkisel eylemlerde bulunması sağlayacak ve kitlesel<br />tepkiler organize edilerek kontrolde tutulması sağlanacaktır. İşlev ve<br />misyonunu tamamlamış çeşitli işçi sendikalarının, sivil toplum<br />örgütlerinden etkilenmeleri sağlanarak, mevcut sendikaların tepkisel ve<br />kitlesel eylemlerinin endirekt metodlarla yönlendirilmesi sağlanacaktır.</p>
<p>Lobi, prensip olarak hiçbir zaman doğrudan doğruya toplumsal eylemler<br />içinde yer almamaya titizlikle riayet edecek, oluşturacağı sivil toplum<br />kuruluşlarının etkinlik ve eylemler düzenlemesini organize ve kontrol<br />eden güçlü bir mekanizma olarak kalmaya çalışacaktır.</p>
<p>Aynı şekilde ticari ve kültürel faaliyetlerde de doğrudan doğruya<br />girişim ve etkinlikler içinde yer almayıp, tüm faaliyet alanlarında<br />organizasyon çatısı altında oluşturduğu kuruluş ve örgütleri amaçları<br />doğrultusunda harekete geçiren bir mekanizma olarak kalmaya özen<br />gösterecektir.</p>
<p>Bu nedenle amaçlanan girişimlerin uygulanabilmesi ve sonuca<br />ulaşılabilmesi için, ekonomik faaliyetler ön planda tutulmalıdır.<br />Lobinin amaçlarından saptırılmaması için, ekonomik olarak güçlü<br />olabilmesi esastır. Faaliyete geçirilmesi planlanan Lobi, öncelikle<br />ticari şirketler aracılığı ile ekonomik güç kazanmalı, ardından<br />kuracağı vakıf ile de ekonomik gücünü artırma çalışmalarına<br />yönelmelidir. Bilginin para kaynağına dönüşebilirliği gözden<br />kaçırılmamalı, mevcut istihbarat birikimlerinden ekonomik güç elde<br />edebilmek için yararlanılmalıdır.</p>
<p>Mevcut pek çok sivil toplum örgütü ile çeşitli alanlarda faaliyet<br />gösteren pek çok vakıf bulunmakta. Bunların finans kaynakları ve<br />amaçlarını saptayıp kontra faaliyetler ile önlerinde güçlü dirençler<br />oluşturmak gerekiyor. Mevcut sendikaların yönetim kadrolarının<br />ilişkiler ağı yeniden gözden geçirilerek, siyasi ve ekonomik güç<br />odaklarıyla ilintileri ele alınacak, tabanları bu ilişkiler hakkında<br />bilgilendirilerek, işçi kitleleri üzerindeki etkinlikleri kırılıp<br />güçleri zayıflatılacaktır.</p>
<p>Ülke ekonomisini elinde tutan ve kişisel çıkarları adına ulusal<br />çıkarları hiçe sayabilen, çok uluslu şirketler ile ortakları olan güçlü<br />holdinglerin faaliyetleri kontrol altına alınmalıdır. Bu türden<br />holdinglerin faaliyet ve planlamaları hakkında istihbarat sağlanmalı,<br />engelleyici kontra önlemler üretilmeli ve uygulamaya konulmalıdır.<br />Gereğinde bu holdinglerin ihtiyaçlarına cevap verecek ticari şirketler<br />kurularak, müşterek ilişkiler geliştirilmeli ve işbirliği içinde<br />olunmalıdır. İnsan kaynaklarına dayalı ticari bir danışmanlık ve hizmet<br />şirketi kurularak, güçlü ticari kuruluşlarda kadrolaşma<br />sağlanabilmelidir. Yine aynı amaçla bir güvenlik şirketi kurularak,<br />işadamlarının güvenliği sağlanabilmeli ve böylece her alanda kadrolaşma<br />gerçekleştirilebilmelidir. Mafya grupları tümüyle yeniden gözden<br />geçirilmeli, deneyimli mevcut grupların karşısında yeni ve güçlü bir<br />grup oluşturularak, denetim ve kontrol altına alınmaları sağlanmalıdır.<br />Lobi, çalışmalarında medya kuruluşları ile doğrudan temasta bulunmamaya<br />azami özen göstermelidir. Daha çok organizasyonun şemsiyesi altında yer<br />alacak sivil toplum örgütleri ile vakıfların faaliyetleri doğrultusunda<br />bağlantı kurdurulması sağlanmalıdır.</p>
<p>Lobi&#8217;nin prensip olarak hiçbir girişim ve eylemin içinde yer almaması<br />ve tümüyle yasal düzenleme içinde hareket etmesi, toplumsal prensiplere<br />saygılı olması, örnek bir sivil toplum kuruluşu olarak, siyasetten<br />tümüyle uzak bir yapı olarak faaliyet göstermesi gereklidir.</p>
<p>Geleceğin dünyasında &#8220;sanal ortam&#8221; büyük önem ifade edecek olmakla<br />birlikte, katı gerçekler belirleyici ve sonuçlandırıcı unsurlar olmaya<br />devam edecektir. Ergenekon&#8217;un Lobi adını verdiğimiz örgütsel<br />organizasyonun faaliyetlerine önümüzdeki zaman dilimi içinde çok daha<br />fazla gereksinimi olacağı görüşünde haddimizin sınırlarını zorlayan<br />ısrarcılıktaki ifade ve işaretlerimizin amacı, konunun öneminden<br />kaynaklanmaktadır.</p>
<p>Emir ve tensiplerinize&#8230;</p>
<p>ORGANİZASYON PLANI</p>
<p>9 departmandan oluşan Lobi&#8217;nin organizasyon planı, aşağıdaki birimlerden oluşmaktadır: </p>
<p>Departmanlar, Ergenekon tarafından örgütün merkez üyeliğine atanmış<br />güvenilir yöneticiye doğrudan bağlı olarak yönetilecek. Beş sivil<br />yönetici personelin Ergenekon ile teması ise; atanmış ve güvenilir iki<br />sivil personel ile sağlanacaktır. Departman başkanları merkezdeki beş<br />yönetici tarafından seçilecek ve yönlendirilecektir.</p>
<p>1. MERKEZ</p>
<p>Lobi&#8217;nin merkezden görev alması için, Ergenekon tarafından atanmış<br />güvenilir beş sivil yönetici bulunacaktır. Yönetici personelin görevi<br />elde edilen veriler ışığında organizasyonu gizlilik prensiplerine sadık<br />kalarak sağlıklı biçimde yönetmek olduğu kadar, her alanda gelişim ve<br />tekniğini de artırmaktadır. Bunun yanısıra, birimlerin oluşturulması ve<br />birimlerin sağlıklı, düzenli ve etkin biçimde işleyişini sağlamaktır. </p>
<p>2. ARAŞTIRMA VE BİLGİ TOPLAMA</p>
<p>Araştırma ve Bilgi Toplama Departmanı, merkez üyelerince seçilmiş bir<br />başkan ve on kişilik bir yardımcı kadrodan oluşmaktadır. Lobi&#8217;nin<br />amaçları doğrultusunda istihbarat verileri toplamak, arşivlemek ve<br />merkeze sunmaktır. </p>
<p>3. ANALİZ VE DEĞERLENDİRME</p>
<p>Analiz ve Değerlendirme Departmanı, bir başkan ve beş kişilik yardımcı<br />bir kadrodan oluşmaktadır. Elde edilen istihbarat verilerinin analiz<br />raporlarının hazırlanması çalışmalarını yürütmekle sorumludur.</p>
<p>4. FİNANS VE TİCARET</p>
<p>Finans ve Ticaret Departmanı, bir başkan ve altı kişilik yardımcı<br />personelden oluşmaktadır. Ticari koşulları yakından izlemek, ticari<br />faaliyet ve yardım alanlarının belirlenmesi çalışmalarının<br />yürütülmesinden sorumludur. Ayrıca, ülkenin içinde bulunduğu ticari ve<br />ekonomik koşulların belirlenmesi çalışmalarını yürütür. Bu birimin<br />başkanı örgütün ticari şirketlerinin kuruluş, organizasyon ve<br />denetimini kontrol eder.</p>
<p>5. KÜLTÜR VE BİLİM</p>
<p>Kültür ve Bilim Departmanı, bir başkan ve altı yardımcı personelden<br />oluşmaktadır. Bilimsel ve kültürel gelişmeleri yakından izlemek ve<br />yararlanılabilecek alanların tespiti çalışmalarını gerçekleştirir.<br />Kültürel ve bilimsel faaliyetlerde bulunarak kamuoyunu ulusal çıkarlar<br />doğrultusunda aydınlatıp yönlendirme çalışmalarını yürütür. Ülke<br />çıkarlarına aykırı kültürel faaliyetleri tespit eder ve karşı argüman<br />üreterek kamuoyunu ve sivil toplum kuruluşlarını karşı bilinçlendirme<br />ile gereğinde karşı eylemlere yöneltir.</p>
<p>6. TEORİ VE SENARYO</p>
<p>Teori ve Senaryo Departmanı, bir başkan ve beş senaristten<br />oluşmaktadır. Bu departmanın görevi, ihtiyaç duyulması halinde elde<br />edilen analiz raporlarından yararlanarak kontra teori ve senaryolar<br />üretmektir. Ulusal çıkarlara aykırı teori ve senaryoların<br />çürütülmesinde belirleyici rol oynar. Uygulamaya konulması düşünülen<br />senaryoların sağlıklı sonuçlara ulaşmasını sağlamak amacı ile,<br />karşılaşılacak kontra senaryoları belirleyerek önlem alınmasını sağlar.<br />Kültürel, bilimsel senaryo kurguları ile kamuoyunun ajite edilmesinin<br />önüne geçecek argümanlar üretir. Medya kuruluşlarını yönlendirme<br />çalışmalarına katkıda bulunur.</p>
<p>7. İLETİŞİM VE PROPAGANDA</p>
<p>İletişim ve Propaganda Departmanı bir başkan ve beş yardımcıdan<br />oluşmaktadır. Bu departmanın görevi amaçlara uygun olarak medya<br />kuruluşlarını bilgilendirmek, yönlendirmek ve bu yolla kontrol altında<br />tutmaktır. Ayrıca, faaliyetlerde amaçlara uygun kamuoyu oluşturulması<br />ve kamuoyunun desteğinin sağlanması çalışmalarını yürütür. Bunların<br />yanısıra organizasyonun ilişki kurmayı tasarladığı kişi, kurum ve<br />kuruluşlar üzerinde etkileme çalışmaları gerçekleştirerek, sağlıklı<br />ilişkiler kurulabilmesinin alt yapısını hazırlar. </p>
<p>8. HUKUK</p>
<p>Hukuk Departmanı, bir başkan ve beş yardımcıdan oluşmaktadır.<br />Organizasyonun girişim ve faaaliyetlerinin mevcut yasaların hukuksal<br />temeline dayandırılabilmesi çalışmalarını yürütür. Bu departmanda yer<br />alacak personel hukukçulardan oluşur. Organizasyonun hukuk işlerini<br />üstlenecek olan bu departman, hukuksal kurallardan azami ölçüde<br />yararlanılması çalışmalarını yürütür</p>
<p>9. ULUSLARARASI İLİŞKİLER</p>
<p>Uluslararası İlişkiler Departmanı, bir başkan ve altı yardımcısından<br />oluşmaktadır. Bu departmanın görevi, organizasyonun uluslararası<br />alanlardaki faaliyetlerinin sağlıklı biçimde yürütülmesini sağlamaktır.<br />Türkiye&#8217;de faaliyet göstermekte olan uluslararası kuruluşların<br />çalışmalarını analiz etmek, bu kuruluşlar ile yakın ilişki kurulmasını<br />sağlamak ve dış güç odakları olan bu kuruluşların amaçlarının<br />belirlenmesini sağlamaktır. </p>
<p>KADRO</p>
<p>Organizasyonunda yalnızca sivillerin yer alacağı bu örgütlenme, köprü<br />eleman ile Ergenekon&#8217;a bağlı olarak faaliyet gösterir. Organizasyonun<br />merkezinde görev alacak beş sivil personel ile köprü personel görevini<br />üstlenecek iki sivil, Ergenekon tarafından belirlenerek atanır. Birim<br />başkanları ile örgütün kuracağı vakıf ve ticari şirketlerin<br />yöneticileri ve sahipleri ise; merkezde yer alan yönetim personeli<br />tarafından seçilir. Böylelikle gizlilik esasının korunması<br />sağlanmalıdır. </p>
<p>ELEMAN PROFİLİ</p>
<p>Lobi örgütlenmesi içinde yer alacak elemanların çağa ayak uydurabilecek<br />donanım, bilgi ve deneyime sahip olması esası aranacağı gibi, gereğinde<br />her tür eleman profilinden yararlanılmasından kaçınılmaz. Özellikle<br />sistemle barışık olmayan, aradığını bulamamış yapıdaki kişilikler<br />seçilir. Çünkü bu tür kişiler sistemin boşluklarını, mekanizmanın<br />işleyişini, oyunun kurallarını ve zaaflarını çok daha iyi<br />bilmektedirler.</p>
<p>BİRİM BAŞKANLARI</p>
<p>Örgütlenme içinde departmanların işlev ve amaçlarına uygun yapıya<br />sahip, konusunda deneyim sahibi kişiler tercih edilir. Birim başkanları<br />Lobi faaliyetlerini tümü ile serbest girişimcilik sınırları içinde<br />kaldığı konusunda kuşkuya kapılmayacak şekilde yönlendirilir. Ortak<br />amaçlar, fikir birliği ve inançlar doğrultusunda çalıştırılır.<br />İşbirliğinde organizasyonun kuruluş ve faaliyet amacı olarak esas; kâr<br />ve topluma yarar sağlanması vardır</p>
<p>KÖPRÜSEL PERSONEL</p>
<p>Ergenekon tarafından atanan iki sivil, mutlaka başka kuruluşlarda<br />görevli olanlar arasından seçilir. Böylece gizliliğin sağlanması<br />kurunmuş olacaktır. Bu kişilerin yeterli bilgi ve deneyim sahibi<br />olmalarından sonra, organizasyonun merkez yönetiminde yer almaları<br />sağlanır ve organizasyonun merkez başkanı bu kişiler arasından seçilir.</p>
<p>FİNANS</p>
<p>Lobi&#8217;nin faaliyetlerinin finansı başlangıç noktasında Ergenekon<br />tarafından karşılanır. Ancak, ilke olarak organizasyon ilk ticari<br />şirketini kurup faaliyete geçirmesinin ardından finansal desteğe son<br />verilir ve örgütün kendisine finans kaynakları oluşturulması sağlanır.</p>
<p>TİCARİ ŞİRKET FAALİYETLERİ</p>
<p>Organizasyon, kısa süre içinde belirleyeceği alanlarda ardışık olarak<br />ticari şirketler kurup yönetmeyi ve giderek artan finanse kaynaklarına<br />sahip olabilmeyi amaçlıyor. Bu gelişmenin süratle sağlanabilmesi için,<br />ticaret hukuku içinde yararlanılabilecek pek çok argüman mevcuttur.<br />Başlangıçta kurdurulacak şirketlerin sürekliliği değil, finanse<br />sağlanması dikkate alınarak hareket edilir. Kalıcı ve alanında etkin<br />güç olarak geliştirilecek şirket kuruluşları organizasyonlarına yeterli<br />finanse kaynağına ulaştırılmasının ardından yatırım gerçekleştirilir.<br />Bu yatırımlar sonucunda giderek organizasyona ait holdingler<br />oluşturularak, uluslararası ticari faaliyet girişimlerine geçilir.<br />Lobi&#8217;ye göre Finans dünyasında yer alarak, ekonominin kontrol<br />edilebilir düzeye erişmesi ise; holdinglerin faaliyetleri sonucu hedefe<br />ulaşılmasını sağlayacaktır. </p>
<p>VAKIF FAALİYETLERİ</p>
<p>Organizasyonun mutlaka birkaç vakıf oluşturması gereği vardır.<br />Böylelikle gücü ve etkinliği artırabileceği gibi organizasyon şemsiyesi<br />altında kurumlar oluşturur. Oluşturulan bu kurumlar aracılığı ile<br />uluslararası ilişkiler kurulur ve her alanda çeşitli yararlar elde<br />edilme amaçlanır. Organizasyon amaçlarını en sağlıklı şekilde<br />perdeleyecek olan kurumlar vakıflar olabilir.</p>
<p>Lobi, fundamentalist faaliyetler doğrultusunda kurulan çeşitli<br />vakıfların yurt içi ve yurt dışında halktan para toplayarak<br />güçlenmesinin önüne geçilebilmesi için de aynı kulvarda kurulacak<br />naylon bir vakıfla önlenebilmesi mümkün görmektedir.&#8221;</p>
<p>EDİTÖRÜN NOTU: Bu bir google’dan araştırma haberidir. İddianame<br />görülmeden yapılmıştır. Kendilerine haber sızmadığını iddia edenlere<br />duyurulur. Yani isterseniz her şeyi internet arşivlerinde<br />bulabilirsiniz&#8230;</p>
<p>SAMANYOLUHABER.COM</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/agarta.wordpress.com/15/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/agarta.wordpress.com/15/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/agarta.wordpress.com/15/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/agarta.wordpress.com/15/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/agarta.wordpress.com/15/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/agarta.wordpress.com/15/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/agarta.wordpress.com/15/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/agarta.wordpress.com/15/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/agarta.wordpress.com/15/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/agarta.wordpress.com/15/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/agarta.wordpress.com/15/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/agarta.wordpress.com/15/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=agarta.wordpress.com&blog=4245281&post=15&subd=agarta&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://agarta.wordpress.com/2008/07/17/ergenekon-analiz-yeniden-yapilanma-yonetim-ve-gelistirme-projesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/7b4db6d9af7d0b56f1c18895c32012f6?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">agarta</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/0/9/3/1/109317.jpg" medium="image" />

		<media:content url="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/ergenekon_belge.jpg" medium="image" />

		<media:content url="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/ergenekon_belge.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>POLİTİKACILARA SUİKAST YAPILACAK, ÜLKEDE KAOS OLUŞTURULACAK</title>
		<link>http://agarta.wordpress.com/2008/07/17/politikacilara-suikast-yapilacak-ulkede-kaos-olusturulacak/</link>
		<comments>http://agarta.wordpress.com/2008/07/17/politikacilara-suikast-yapilacak-ulkede-kaos-olusturulacak/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jul 2008 09:18:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>agarta</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ergenekon]]></category>
		<category><![CDATA[Askeri ateşelerden yararlanılacak]]></category>
		<category><![CDATA[Bütün STK'lar kontrol edilecek]]></category>
		<category><![CDATA[Kara para aklanacak]]></category>
		<category><![CDATA[Naylon terör örgütü kurulacak]]></category>
		<category><![CDATA[Politikacılara suikast yapılacak]]></category>
		<category><![CDATA[Uyuşturucu ve kimyasal silah işine girilecek]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancı bankalardaki hesaplar boşaltılacak]]></category>
		<category><![CDATA[Yandaş medya kurulacak]]></category>
		<category><![CDATA[Yarar sağlamayan ajanlar öldürülecek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://agarta.wordpress.com/2008/07/17/politikacilara-suikast-yapilacak-ulkede-kaos-olusturulacak/</guid>
		<description><![CDATA[Ergenekon&#8217;un sivil ayağı Lobi&#8217;den sonra sıra çetenin kuruluş belgesinde&#8230; İşte 1 numara, altındaki 6 komutan ve sivil başkanın dehşet verici programı&#8230;
Ergenekon&#8217;un &#8220;Analiz Yeni yapılanma Yönetim ve Geliştirme Projesi&#8221; ortaya çıktı. Proje, ülkede büyük bir kaos oluşturabilmenin tüm yollarını en ince ayrıntılarına kadar anlatıyor. Planın en önemli ayağı ise ünlü siyasetçilere suikast düzenlemek&#8230; İşte planın ayrıntıları;

1- [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=agarta.wordpress.com&blog=4245281&post=13&subd=agarta&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><span class="habermetin"><img style="float:left;margin-top:10px;margin-bottom:10px;margin-right:10px;" src="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/0/9/3/4/109346.jpg" align="left" height="200" hspace="2" vspace="2" width="270" /></span><span class="habermetin"><span class="manset_ozet"><b>Ergenekon&#8217;un sivil ayağı Lobi&#8217;den sonra sıra çetenin kuruluş belgesinde&#8230; İşte 1 numara, altındaki 6 komutan ve sivil başkanın dehşet verici programı&#8230;</b></span></p>
<p><span class="manset_detay">Ergenekon&#8217;un &#8220;Analiz Yeni yapılanma Yönetim ve Geliştirme Projesi&#8221; ortaya çıktı. Proje, ülkede büyük bir kaos oluşturabilmenin tüm yollarını en ince ayrıntılarına kadar anlatıyor. Planın en önemli ayağı ise ünlü siyasetçilere suikast düzenlemek&#8230; İşte planın ayrıntıları;<br />
<span id="more-13"></span><br />
<b>1- Politikacılara suikast yapılacak</b></p>
<p> Erkenokon&#8217;un &#8220;Analiz&#8221; başlıklı temel belgesi 29 Ekim 1999 tarihli. Belge TSK bünyesindeki Ergenekon&#8217;un sivil seçkinleri kapsayıp üniversite öğrencilerini ajanlaştırarak yeniden yapılanmasını öngörüyor.</p>
<p>Belge karşı kamptaki politikacıları tasfiye etmenin iki yolu olduğunun altını çiziyor: Dezenformasyon ve suikast. Sonra birinci seçeneği &#8220;Etkisi kalmadı&#8221; diyerek dışarıya bırakıyor: Geriye tek yol kalıyor, suikast&#8230;</p>
<p><b>2- Naylon terör örgütü kurulacak</b></p>
<p>Belge terör örgütlerinin mutlaka kontrol altında tutulmasını ve gereğinde &#8220;naylon terör grupları&#8221; oluşturarak terör dünyasına yön verilmesini öngörüyor. &#8220;Ulusal ve uluslararası illegal örgütlerle işbirliğine yönelmek kaçınılmaz bir zorunluluktur&#8221; saptaması yapıyor.</p>
<p><b>3-Uyuşturucu ve kimyasal silah işine girilecek</b></p>
<p>Almanya&#8217;nın uyuşturucu üretiminin olmassa olmaz maddesi olan asit anhidrit tekeli kurduğu iddiasını gıptayla aktaran örgüt belgesi, uyuşturucudan para kazanma yolunu tavsiye ediyor.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin silah üretmediği için kaçınılmaz olarak uyuşturucu köprüsü olduğunu belirten belge, &#8220;bir başka şans da kimyasal silah üretimidir, bu konuda nitelikli eleman var&#8221; tesbiti yapıyor.</p>
<p><b>4-Kara para aklanacak</b></p>
<p>Örgüt belgesinde en yüksek kar elde etme ve para aklama yolu olması nedeniyle kimya ve ilaç sanayiine, hava kargo taşımacılığına girilmesi hedefleniyor. İllegal yollardan elde edilecek paranın özkaynak olarak örgütün legal şirketlerinde aklanması öneriliyor.</p>
<p><b>5- Yandaş medya kurulacak</b></p>
<p>Ergenekon&#8217;un medya kuruluşlarını mutlak bir biçimde kontrol etmesi gereğinin altını çizen belge, örgütün kendi medya kuruluşlarını oluşturarak ulusal ve uluslararası medya üzerindeki denetimi pekiştirilmesinin zorunlu olduğunu belirtiyor.</p>
<p><b>6- Yarar sağlamayan ajanlar öldürülecek</b></p>
<p>Belgenin en ürkütücü bölümü, varlığından sadece başkanın haberdar olacağı &#8220;Kontrol Dairesi&#8221; ile ilgili. Bu dairenin personeli terciher merhametsiz özel kuvvetlerden oluşacak. Dairenin ilk görevi operasyon sırasında temizleme ve ortadan kaldırma işlemlerinden doğacak sorunları çözmek. İkinci görevi ise davaya ihanet eden ve yarar sağlamayan ajanları öldürmek.</p>
<p><b>7- Yabancı bankalardaki hesaplar boşaltılacak</b></p>
<p>Belge örgütün üretim tesislerine, ticari holdinglere ve bankalara doğrudan ve mutlak sahip olması gerektiğini söylüyor. Başka şirketlere sızıp &#8220;hacker&#8221;lar eliyle banka hesaplarının içeride ve dışarıda boşaltılmasını, naylon şirket kurup işleri bittiğinde personelin ortadar kaldırılmasını öneriyor.</p>
<p><b>8- Askeri ateşelerden yararlanılacak</b></p>
<p>Örgüt yurtdışı faaliyetlerde elçiliklerde görevli askeri personele özel bir misyon yüklüyor: &#8220;Çeşitli ülkelerde ticari şirket kurup finansal güç kazanımı yoluna gidilmeli, askeri ataşelerden mutlaka gerektiği biçimde yararlanılmalıdır.&#8221;</p>
<p><b>9- Bütür STK&#8217;lar kontrol edilecek</b></p>
<p>Belgede yeni sivil toplum kuruluşları oluşturma hedefiyle de yetinilmiyor: &#8220;Ergenekon Türkiye&#8217;de tüm STK&#8217;ları kontrol altına almalıdır.&#8221;</p>
<h2><font color="#ff0000">İŞTE TARAF&#8217;IN BUGÜNKÜ MANŞETİ</font></h2>
<p><img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/taraf_manset_1707.jpg" /></span></span></p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/agarta.wordpress.com/13/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/agarta.wordpress.com/13/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/agarta.wordpress.com/13/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/agarta.wordpress.com/13/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/agarta.wordpress.com/13/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/agarta.wordpress.com/13/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/agarta.wordpress.com/13/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/agarta.wordpress.com/13/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/agarta.wordpress.com/13/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/agarta.wordpress.com/13/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/agarta.wordpress.com/13/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/agarta.wordpress.com/13/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=agarta.wordpress.com&blog=4245281&post=13&subd=agarta&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://agarta.wordpress.com/2008/07/17/politikacilara-suikast-yapilacak-ulkede-kaos-olusturulacak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/7b4db6d9af7d0b56f1c18895c32012f6?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">agarta</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/0/9/3/4/109346.jpg" medium="image" />

		<media:content url="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/taraf_manset_1707.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Ergenekoncuları ele veren 3 fotoğraf</title>
		<link>http://agarta.wordpress.com/2008/07/17/ergenekonculari-ele-veren-3-fotograf/</link>
		<comments>http://agarta.wordpress.com/2008/07/17/ergenekonculari-ele-veren-3-fotograf/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jul 2008 09:16:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>agarta</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ergenekon]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenekon terör örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[emekli Tuğgeneral Veli Küçük]]></category>
		<category><![CDATA[emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenekon dosyası]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenekon İddianamesi]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenekon operasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenekon soruşturması]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenekoncu Zihniyet]]></category>
		<category><![CDATA[Genç Parti Genel Başkan Yardımcısı Emin Şirin]]></category>
		<category><![CDATA[Hurşit Tolon]]></category>
		<category><![CDATA[Kuddusi Okkır]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi Erenerol]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Ortodoks Kilisesi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Ortodoks Patrikhanesi Sözcüsü Sevgi Erenerol]]></category>
		<category><![CDATA[Şener Eruygur]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük Hukukçular Derneği Başkanı Av. Kemal Kerin]]></category>
		<category><![CDATA[Kuvvayı Milliye Derneği Başkan Yardımcısı Hüseyi]]></category>
		<category><![CDATA[Kuvvayı Milliye Derneği Başkanı emekli Albay Fikri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://agarta.wordpress.com/2008/07/17/ergenekonculari-ele-veren-3-fotograf/</guid>
		<description><![CDATA[En son emekli Orgeneral Şener Eruygur ile Hurşit Tolon’a kadar dayanan Ergenekon soruşturmasında hemen her gün yeni gelişmeler meydana geliyor.
Geçtiğimiz yıl Haziran ayında Ümraniye’de bir gecekonduda ele geçirilen bombalar üzerine başlatılan ve gün geçtikçe genişleyen ve en son emekli Orgeneral Şener Eruygur ile Hurşit Tolon’a kadar dayanan Ergenekon soruşturmasında hemen her gün yeni gelişmeler meydana [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=agarta.wordpress.com&blog=4245281&post=11&subd=agarta&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><span class="habermetin"><img style="float:left;margin-top:10px;margin-bottom:10px;margin-right:10px;" src="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/0/9/3/4/109347.jpg" align="left" height="200" hspace="2" vspace="2" width="270" /></span><span class="habermetin"><span class="manset_ozet"><b>En son emekli Orgeneral Şener Eruygur ile Hurşit Tolon’a kadar dayanan Ergenekon soruşturmasında hemen her gün yeni gelişmeler meydana geliyor.</b></span></p>
<p><span class="manset_detay">Geçtiğimiz yıl Haziran ayında Ümraniye’de bir gecekonduda ele geçirilen bombalar üzerine başlatılan ve gün geçtikçe genişleyen ve en son emekli Orgeneral Şener Eruygur ile Hurşit Tolon’a kadar dayanan Ergenekon soruşturmasında hemen her gün yeni gelişmeler meydana geliyor. <span id="more-11"></span></p>
<p>Vakit, Ergenekoncuların Türk Ortodoks Kilisesi’nde gerçekleştirdikleri belirtilen toplantılara dair hiç yayınlanmamış fotoğraflar ele geçirdi.</p>
<p><img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/ergene1.jpg" /></p>
<p><b>AYİNLER VE TOPLANTILAR KİLİSEDE</b></p>
<p>Karaköy’deki Türk Ortodoks Kilisesi’nin avlu, koridor, salon ve kilise bölümünde çekildiği anlaşılan resimlerde, emekli Tuğgeneral Veli Küçük, Kuvvayı Milliye Derneği Başkanı emekli Albay Fikri Karadağ, emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin, Kuvvayı Milliye Derneği Başkan Yardımcısı Hüseyin Görüm, Genç Parti Genel Başkan Yardımcısı Emin Şirin, Büyük Hukukçular Derneği Başkanı Av. Kemal Kerinçsiz, Türk Ortodoks Patrikhanesi Sözcüsü Sevgi Erenerol ile geçtiğimiz günlerde kanserden ölen ve Ergenekon&#8217;un kasası olduğu belirtilen Kuddusi Okkır gibi isimler hep birlikte görülüyor. </p>
<p><img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/ergene2.jpg" /></p>
<p>Fotoğrafların yemekli toplantı bölümünde Veli Küçük’ün de aralarında bulunduğu grubun yemekle birlikte şarap içtikleri, ev sahibi Sevgi Erenerol’un da misafirlerini rahat ettirebilme çabasında olduğunu gösteriyor. </p>
<p><img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/ergene3.jpg" /></p>
<p>Yemek yenen salonun duvarlarındaki Hıristiyan dininin sembolü olan ikonalı figürler ve bazı Hıristiyan din adamlarına ait resimlerin bulunması dikkat çekiyor. Ortaya çıkan resimlerde Ergenekon Terör Örgütü&#8217;ne üye olmak ve yönetmek suçlarından gözaltına alınıp tutuklanan bu isimlerin toplantılarını kilisede bile yaptığı anlaşılıyor.</span></span></p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/agarta.wordpress.com/11/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/agarta.wordpress.com/11/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/agarta.wordpress.com/11/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/agarta.wordpress.com/11/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/agarta.wordpress.com/11/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/agarta.wordpress.com/11/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/agarta.wordpress.com/11/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/agarta.wordpress.com/11/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/agarta.wordpress.com/11/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/agarta.wordpress.com/11/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/agarta.wordpress.com/11/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/agarta.wordpress.com/11/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=agarta.wordpress.com&blog=4245281&post=11&subd=agarta&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://agarta.wordpress.com/2008/07/17/ergenekonculari-ele-veren-3-fotograf/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/7b4db6d9af7d0b56f1c18895c32012f6?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">agarta</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/0/9/3/4/109347.jpg" medium="image" />

		<media:content url="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/ergene1.jpg" medium="image" />

		<media:content url="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/ergene2.jpg" medium="image" />

		<media:content url="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/ergene3.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Agarta, Ergenekon, Nazizm, Dabbet-ul Arz</title>
		<link>http://agarta.wordpress.com/2008/07/17/agarta-ergenekon-nazizm-dabbet-ul-arz/</link>
		<comments>http://agarta.wordpress.com/2008/07/17/agarta-ergenekon-nazizm-dabbet-ul-arz/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jul 2008 05:42:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>agarta</dc:creator>
				<category><![CDATA[Agarta]]></category>
		<category><![CDATA[Dabbet-ul Arz]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenekon]]></category>
		<category><![CDATA[Nazizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://agarta.wordpress.com/2008/07/17/agarta-ergenekon-nazizm-dabbet-ul-arz/</guid>
		<description><![CDATA[İbrahim KaragülErgenekon operasyonu, Türkiye&#8217;ye has iktidar çatışmaları, çetecilik, darbe geleneği, devlet içinde örgütlenmiş bir yapı, sistemden beslenen kontrol dışı güçler, faili meçhuller, siyasi cinayetler çerçevesinde devam etseydi kolaydı.
Bize tanıdık gelen bir konuydu, anlayabilmemiz mümkündü. 

Hatta, daha ileri gidip bir sistem revizyonu olarak ele alınsaydı, 1990&#8242;larda başlayan 21. yüzyıla yönelik büyük dönüşümün Türkiye boyutu olarak ele [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=agarta.wordpress.com&blog=4245281&post=9&subd=agarta&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p>İbrahim Karagül<br /><strong>Ergenekon operasyonu, Türkiye&#8217;ye has iktidar çatışmaları, çetecilik, darbe geleneği, devlet içinde örgütlenmiş bir yapı, sistemden beslenen kontrol dışı güçler, faili meçhuller, siyasi cinayetler çerçevesinde devam etseydi kolaydı.</strong></p>
<p>Bize tanıdık gelen bir konuydu, anlayabilmemiz mümkündü. </p>
<p><span id="more-9"></span>
<p>Hatta, daha ileri gidip bir sistem revizyonu olarak ele alınsaydı, 1990&#8242;larda başlayan 21. yüzyıla yönelik büyük dönüşümün Türkiye boyutu olarak ele alınsaydı, yine anlardık. Sadece “Türkiye 1990&#8242;larda yapması gerekeni on beş yıl gecikmeyle yapıyor” derdik. Daha da ileri gidip, ulus devletlerin tasfiyesi ekseninde tartışsaydık bile anlamamız mümkündü. Doğru yanlış başka bir şey, ama bu argümanlarla en azından neler olduğunu fark ederdik, en azından bir resim görürdük. </p>
<p>Çok tuhaf bir noktaya geldi. Türkiye boyutlarından taştı. Yüzyılları, bin yılları aştı. Geleceğe değil, bilinen tarihin daha da gerisine gitti. Böyle olunca da, olayın ürkütücü ne kadar yanı varsa kaybolup gitti. Eminim bir merak, heyecan dalgası başlattı. Hep duyduğumuz ama yakından ilgilenmediğimiz efsaneleri bugüne taşıdı. Bu yönüyle Ergenekon iddianamesi, “tarihi” bir özellik kazandı. Ergenekon az çok bilinen bir efsaneydi. Ama Agarta bilinmeyen bir tarih. Türkiye&#8217;nin tartıştığı geyrimeşru iktidar kalkışmasının böyle bir efsaneyle iddianamede yer alması, zihinleri karıştırdı. </p>
<p>Şimdi, Nazizmin doğuşundan kayıp kıtalara, Mu uygarlığının nasıl sona erdiğinden Ari ırkı arayışlarına, yüksek teknoloji ürünü silahlardan seçilmiş kavim hikayelerine, Hint mistizminden ezoterizme, Nazi karargahlarında bulunan Alman üniformalı Tibetliler&#8217;den Kabbala&#8217;ya, Himalayalar&#8217;da olduğu iddia edilen hayali cennet Şangri La&#8217;dan okyanus altında ya da Orta Asya&#8217;nın altında olduğu hayal edilen Agarta&#8217;ya, gizli/gizemli tarikatlerden bu tarikatlerin yönettiği devlet ve güçlere, Hitler&#8217;den sonra ABD&#8217;nin sahiplendiği tek dünya hükümranlığından Thule örgütüne, Grönland&#8217;daki Thule hava üssünden bu isimle Zülkarneyn peygamber arasında bağlantı kuranlara ve &#8216;gamalı haç&#8217;a kadar bilinen, daha doğrusu bilinemeyen ne varsa hepsini tartışmak zorunda kalacağız. Bugünden geriye doğru birkaç bin yıla değil, tahminen on üç-on altı bin yıl öncesi olayları bilmeye uğraşacağız. </p>
<p>Agarta&#8217;nın efendisinin yeryüzündeki ilahi temsilci olmasından “Kutsal Dağ” ve “Dünyanın Merkezi”nin neresi olduğuna, “ataların kutsal mağaraları”ndan “gizli ülke” inanışlarına, Agarta ile Şambala çatışmasından Mu&#8217;nun dört büyük enerjisine, Hindistan&#8217;da bulunduğu söylenen nükleer saldırı kalıntılarından Mu uygarlığının nükleer silahlarla yok olduğu söylentisine, buradan kurtulan “seçilmişler”den bugünkü Uygurlar&#8217;ın söz konusu uygarlıktan kalma olduğuna ve Atatürk&#8217;ün meşhur ilgisinden Türkler&#8217;in buradan geldiğine, “Hint&#8217;teki Tevrat”tan Agartalı olmanın kurallarına, iç içe yaşadığımız ama dördüncü boyutta oldukları için göremediğimizden Dabbet&#8217;ul Arz&#8217;a, ölümsüzlük efsanesinden Hazar efsanelerine kadar ne çok bilmemiz gereken şey çıktı ortaya. </p>
<p>Ama gariptir, aynı efsaneler Hint&#8217;te var, Mısır&#8217;da var, Kuzey ülkelerinde var, Rusya&#8217;da var. Tıpkı Armageddon inanışı gibi. Hintliler ve Tatarlar&#8217;a göre bu yer Moğolistan&#8217;da, Mısırlılar&#8217;a göre çok çok uzak bir yerde, Ruslar&#8217;a göre Sibirya&#8217;da, bazılarına göre kutuplarda, bazılarına göre ise okyanusun altında. </p>
<p>Aydoğan Vatandaş (Agarta-Timaş Yayınları), bu konuları yakından izleyen bir isim. Agarta değil, özellikle Thule örgütüne dikkat çekiyor. Nazizmin, ari ırkı arayışının, siyasi ve askeri örgütlenmenin temeli bu örgüt gösteriliyor. “Agarta değil mesele. Thule örgütüyle bağlantısı önemli. Agarta çok efsanevi ve de fantastik bir konu. Dolayısıyla sıkıntılı. Ama Thule gerçek ve Agarta efsanesi yani oyuk dünya görüşünden etkilenmişler&#8230; Thule ve Nazi bağlantısı üzerinde durulmalı ve bu Agarta gerçekti demekten ziyade, bakın bu adamlar ne tür şeylere inanmışlar demek gerek” diyor. Hem Naziler hem de Ergenekoncular aynı felsefeye inanmaları çok garip! </p>
<p>Asıl söylemek istediğim şu: Ergenekon&#8217;u bir kenara bırakalım. 1990&#8242;dan bu yana yayınlanan fantastik kitaplara, çevrilen büyük bütçeli filmlere dikkat ederim hep. Yüzüklerin Efendisi&#8217;nden Lost dizisine, Harry Potter serisinden Matrix&#8217;e, sermaye ve gücün desteklediği filmler ve yayınlar serisine özellikle dikkat ederim. Bununla beraber ezoterizmin bu denli yaygınlaşmasına da. Hatta bir zamanlar Yeni Şafak yönetimine, konunun öneminden söz ederek, bir dizi hazırlanmasını bile teklif etmiştim. </p>
<p>Konu şu: 21. yüzyılda sadece dinler yeniden meydana inmiyor. Mitolojiler, efsaneler, masallar, fantastik hikayeler dikkat çekici biçimde gündelik hayatımızı yönlendirecek derecede meydana iniyor. Sanki yeni yüzyıla, geleceğe dair yeni bir düşünce biçimi, yeni bir din algısı şekillendirilmeye çalışılıyor. Bu eğilimin, 21. yüzyıla dönük hükümranlık hedefleriyle birebir örtüştüğüne inanıyorum ben. </p>
<p>İşte tam da bu dönemde, Türkiye&#8217;de bir operasyon, söz konusu tabloyla örtüşür vurgular içeriyor. Bu kadar önemli bir güvenlik sorunu, Türkiye&#8217;nin temel sistem sorunu, on beş bin yıl öncesinin efsaneleriyle birlikte tartışılıyor. Türkiye Cumhuriyeti yüz yaşında bile değil. Biz iddianameyi on bin yıl öncesiyle birlikte anlamaya çalışıyoruz. Peki, böyle bir zihinsel ilgi döneminde, böyle bir vurgunun Ergenekon mensuplarını efsaneye dönüştürme ihtimalini düşünen var mı?</p>
<p><font face="Arial"><a href="mailto:ibrahimkaragul@gmail.com">ibrahimkaragul@gmail.com</a> </font></p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/agarta.wordpress.com/9/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/agarta.wordpress.com/9/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/agarta.wordpress.com/9/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/agarta.wordpress.com/9/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/agarta.wordpress.com/9/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/agarta.wordpress.com/9/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/agarta.wordpress.com/9/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/agarta.wordpress.com/9/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/agarta.wordpress.com/9/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/agarta.wordpress.com/9/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/agarta.wordpress.com/9/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/agarta.wordpress.com/9/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=agarta.wordpress.com&blog=4245281&post=9&subd=agarta&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://agarta.wordpress.com/2008/07/17/agarta-ergenekon-nazizm-dabbet-ul-arz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/7b4db6d9af7d0b56f1c18895c32012f6?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">agarta</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Ergenekon-PKK ilişkisi deşifre olursa kan durur</title>
		<link>http://agarta.wordpress.com/2008/07/17/ergenekon-pkk-iliskisi-desifre-olursa-kan-durur/</link>
		<comments>http://agarta.wordpress.com/2008/07/17/ergenekon-pkk-iliskisi-desifre-olursa-kan-durur/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jul 2008 05:35:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>agarta</dc:creator>
				<category><![CDATA[Susurluk]]></category>
		<category><![CDATA[Asala]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenekon terör örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenekon-PKK ilişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[Sabancı suikasti]]></category>
		<category><![CDATA[Zihni Çakır]]></category>
		<category><![CDATA[İşçi Partisi Lideri Doğu Perinçek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://agarta.wordpress.com/2008/07/17/ergenekon-pkk-iliskisi-desifre-olursa-kan-durur/</guid>
		<description><![CDATA[Güney &#8216;Türkiye&#8217;ye yapılacak en büyük hizmet, PKK-Ergenekon ilişkisini deşifre etmek&#8217; dedi.
İfadeleriyle Ergenekon operasyonuna yön verdiği iddia edilen eski gazeteci Tuncay Güney, Yeni Şafak&#8217;a, son gelişmelerle ilgili çarpıcı açıklamalar yaptı. Ergenekon&#8217;un tamamen çözülmediğini ileri süren Güney, örgütün PKK ile derin bağları olduğunu söyledi. Güney &#8216;Türkiye&#8217;ye yapılacak en büyük iyilik, Ergenekon-PKK ilişkisini deşifre etmektir&#8217; dedi. 

DAHA DERİNE [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=agarta.wordpress.com&blog=4245281&post=7&subd=agarta&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><img style="float:left;margin-top:10px;margin-bottom:10px;margin-right:10px;" src="http://dunyabulteni.net/images/news/44883.jpg" alt="" align="left" /><b>Güney &#8216;Türkiye&#8217;ye yapılacak en büyük hizmet, PKK-Ergenekon ilişkisini deşifre etmek&#8217; dedi.</b>
<p>İfadeleriyle Ergenekon operasyonuna yön verdiği iddia edilen eski gazeteci Tuncay Güney, Yeni Şafak&#8217;a, son gelişmelerle ilgili çarpıcı açıklamalar yaptı. Ergenekon&#8217;un tamamen çözülmediğini ileri süren Güney, örgütün PKK ile derin bağları olduğunu söyledi. Güney &#8216;Türkiye&#8217;ye yapılacak en büyük iyilik, Ergenekon-PKK ilişkisini deşifre etmektir&#8217; dedi. </p>
<p><span id="more-7"></span>
<p><b>DAHA DERİNE İNİLMELİ</b> </p>
<p>Kanada&#8217;dan Yeni Şafak&#8217;a konuşan Tuncay Güney, kararlılıkla Ergenekon terör örgütünün üstüne giden Savcı Zekeriya Öz&#8217;ün çok büyük bir iş başardığını belirterek, &#8216;Ancak sonuna gelindi. Buradan ileriye gitmeleri çok zor. Buraya kadar, operasyon bitti. Çünkü Türkiye&#8217;de Ergenekon&#8217;u bitirecek bir güç yok. Susurluk&#8217;a ne oldu? Bunlar Susurluk&#8217;un da patronu değil mi&#8217; diye konuştu.</p>
<p>Ergenekon soruşturmasında karanlıkta kalan bir çok olay olduğunu ileri sürdü. Güney, Sabancı suikasti ve Behçet Cantürk cinayetinin aydınlatılmasının Ergenekon&#8217;u çözmek için kilit öneme sahip olduğunu söyledi.
</p>
<p><b>CANTÜRK CİNAYETİNDE GAZETECİ</b> </p>
<p>Behçet Cantürk&#8217;ün öldürülmesi olayının, Ergenekon örgütü için çok kilit bir noktada bulunduğunu anlatan Tuncay Güney cinayetle ilgili ünlü bir kadın gazetecinin ismini verdi. Güney &#8220;Bu olayı, gazeteci A&#8230; çok iyi bilir. Gazeteci A, Behçet adına İzmit İl Jandarma&#8217;da bir görüşme yaptı. &#8216;Sulh olsun&#8217; dedi. Gazeteci A, kalemi elinde, neden yazmıyor bunları. Gazeteciler B, A. ve ben Irak&#8217;a gittik. Kapıları, randevuları kim ayarladı?&#8217; diye sordu. </p>
<p><b>KÜÇÜK, SAÇAN&#8217;LA TEHDİTLE UZLAŞTI </b></p>
<p>Ergenekon soruşturmasında Sabancı suikasti ve Behçet Cantürk&#8217;ün öldürülmesiyle ilgili belgelere ulaşılmasını değerlendiren Tuncay Güney, &#8216;Behçet Cantürk&#8217;ün öldürülmesi olayını da açıklasınlar. Akın Birdal&#8217;ın neden vurulduğunu açıklasınlar. MOD örgütünü açıklasınlar. Fehriye Erdal, Mustafa Duyar ve İsmail Akkol&#8217;un, Sabancı Center suikastı sırasında, cinayetlerin işlendiği kata çıkıp çıkmadığını da açıklasınlar. Ben Amerika&#8217;ya gelince, Veli Küçük Paşa, Adil Serdar Saçan&#8217;a hangi gazeteciyi yolladı. Ve bu dosyalar için nasıl tehdit etti ve sonunda nasıl anlaştı&#8217; şeklinde konuştu. </p>
<p><b>ERGENEKON PKK İLİŞKİSİ ARŞİVİMDE</b> </p>
<p>Teröristbaşı Öcalan&#8217;ın, PKK&#8217;ya &#8220;Ergenekon&#8217;a karışmayın&#8217; talimatı verdiğini ileri süren Güney şunları söyledi: &#8220;Abdullah Öcalan neden PKK&#8217;yı örgütten uzak tutuyor. Örgütte Öcalan&#8217;dan sonraki isim Cemil Bayık neden konuşmuyor. Beni konuşturan polis neden Apo&#8217;yu konuşturmuyor. Neden bu kadar ketumlar. Bence Ergenekon ve PKK ilişkisini gazeteler yazsa Türkiye&#8217;ye, vatana çok büyük iyilik yaparlar, PKK birkaç ayda biter. Örgüt iç kavgaya girer, ortada PKK filan kalmaz.&#8217; Güney, eski Organize Suçlar Şube Müdürü Adil Serdar Saçan&#8217;ın el koyduğu kendisine ait arşivlerde, PKK Ergenekon ilişkisinin kanıtlarının olduğunu ileri sürdü. </p>
<p><b><font color="#bb2222">Sabancı&#8217;yı &#8216;vur&#8217; emri ünlü bir siyasetçiden</font></b> </p>
<p><i>Tuncay Güney, Ergenekon soruşturmasında Sabancı suikastı belgelerinin ele geçirilmesiyle ilgili olarak &#8220;Cinayet emrini DHKP/C&#8217;ye ünlü bir siyasetçi verdi&#8221; dedi. </i></p>
<p>Eski gazeteci Tuncay Güney, Ergenekon soruşturmasında ele geçirilen Sabancı suikastiyle ilgili belgeleri de değerlendirdi. Ergenekon&#8217;un çözülebilmesi için Sabancı suikastının da aydınlatılması gerektiğini söyleyen Güney, &#8216;MİT&#8217;in Sabancı Cinayeti Raporu&#8217; başlığı altında Zihni Çakır&#8217;ın &#8216;Kod Adı Darbe&#8217; isimli kitabında yer alan bilgi ve belgelerin, kendi arşivinden alındığını belirterek, &#8216;Bu belgeleri kim gazetecilere veriyor. Aynı dosya Veli Küçük Paşa&#8217;da ve Doğu Perinçek&#8217;te de var. Dosyanın içinde, Sabancı Center&#8217;ın krokileri var, resmi raporlar var&#8217; dedi. Sabancı Center suikastı dosyasının ayrıntılarından da bahseden Tuncay Güney, &#8216;DHKP/C&#8217;ye cinayet ihalesini veren dönemin ünlü siyasetçisi kim&#8217; diye sordu. Güney, bu dosyadaki tüm bilgilerin, A.A. adlı kişi tarafından, Sakıp Sabancı&#8217;ya iletildiğini ileri sürdü. &#8216;Tüm operasyon benim arşivimden çıkan bilgiler ışığında yürüdü ama ben yine de güvenilmez adamım. Hala gazeteler sanık olduğumu yazıyor&#8217; diyen Tuncay Güney, arşivinden alınan belgelerle kitap yazıldığını iddia etti. </p>
<p><b>Emekli paşalar ilk 4&#8242;te</b> </p>
<p>Veli Küçük Paşa&#8217;nın yalnız kaldığını ve gözden çıkarıldığını anlatan Tuncay Güney, resmi görevlilere dokunulamayacağını ileri sürdü. &#8216;Ergenekon bitmez. Çünkü kadroları, yapılanmaları çok mükemmel&#8217; dedi. &#8216;Bir numaraya kaç kişi kaldı&#8217; sorusuna kaçamak cevaplar veren Tuncay Güney, &#8216;4 sivil 4 resmi isim kaldı&#8217; cevabını verdi. Güney, &#8216;Şener Eruygur ve Hurşit Tolon kaç numaraydı&#8217; sorusuna da &#8216;8 kişi daha var. Ama ikisini ilk 4 numaradan, tepeden aldılar. Buna 4&#8242;e 4 denir&#8217; karşılığını verdi. </p>
<p><b>Cantürk cinayeti neden önemli</b> </p>
<p>Asala ve Suriye gizli servisi ile bağlantılı olduğu bilinen Cantürk, uyuşturucu kaçakçılığı ve bölücülükle de suçlandı. Akrabalarının bir çoğunun Asala ya da Suriye gizli servisi ajanı olduğunu kendi ifadesinde dile getirdi. Asala ve PKK&#8217;ya yardım ettiği iddiasıyla işkenceli sorgulardan geçti, hep beraat etti. Öldürülecek 67 Kürt işadamı listesinde ilk sırada onun ismi vardı. Zırhlı otomobili, 14 Ocak 1994 Cuma günü, polis yeleği giymiş kişilerce durduruldu. 15 Ocak 1994 tarihnide Sapanca&#8217;da, şakağına sıkılan tek kurşunla öldürülmüş olarak bulundu. </p>
<p><b>Perinçek&#8217;in ortak olduğu işadamı </b></p>
<p>Ünlü bir işadamının, Ergenekon Operasyonu kapsamında tutuklanan İşçi Partisi Lideri Doğu Perinçek&#8217;le büyük çaplı gizli ortaklıklar yaptığını ileri süren Tuncay Güney, &#8216;Bunu Türk istihbarat birimleri bilmiyor mu? Ben ikisiyle Hilton Oteli&#8217;nde görüştüm. Doğu Perinçek de işadamı da ortak olduklarını söyledi&#8217; iddiasında bulundu. </p>
<p>Kaynak: Yeni Şafak</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/agarta.wordpress.com/7/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/agarta.wordpress.com/7/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/agarta.wordpress.com/7/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/agarta.wordpress.com/7/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/agarta.wordpress.com/7/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/agarta.wordpress.com/7/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/agarta.wordpress.com/7/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/agarta.wordpress.com/7/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/agarta.wordpress.com/7/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/agarta.wordpress.com/7/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/agarta.wordpress.com/7/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/agarta.wordpress.com/7/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=agarta.wordpress.com&blog=4245281&post=7&subd=agarta&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://agarta.wordpress.com/2008/07/17/ergenekon-pkk-iliskisi-desifre-olursa-kan-durur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/7b4db6d9af7d0b56f1c18895c32012f6?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">agarta</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dunyabulteni.net/images/news/44883.jpg" medium="image" />
	</item>
	</channel>
</rss>